12 Mayıs 2016

,

Camlar Şehri - Cassandra Clare | Kitap Yorumu

Kitap Adı: Camlar Şehri (Ölümsüz Oyuncaklar #3)
Orijinal Adı: City of Glass (The Mortal Instruments #3)
Yazar: Cassandra Clare
Sayfa Sayısı: 624
Yayınevi: Artemis
Goodreads Puanı: 4.22/5
Benim Puanım: 3,5/5
Arka Sayfa;
Vampirler, kurtadamlar, periler ve gerçek ask.
Solugunuzu kesecek bir gerilim ve heyecan.
“Ölümcül Oyuncaklar”da aksiyon tam gaz!
Clary, annesinin ölümüne sebep olan iksirin peşindeydi ve ona ulaşmak için de bir an önce Camlar Şehri’ne gitmesi gerekiyordu. Kendisini sağlam bir ölüm kalım savaşının içinde bulmasıysa an meselesiydi. Kurtadamlar, vampirler ve periler, ortalığı birbirine katmak için Camlar Şehri’nde biraraya gelmişti. Clary’nin tek bir kozu vardı. Sahip olduğu güçler! Fakat bu aynı zamanda büyük bir risk ve sorumluluk demekti. Çünkü ya herkesi kurtaracak ya da her şeyi yok edecekti.
Clary’nin yolculuğunda ona ihanet ve onur eşlik etti.
Kah kazandı, kah kaybetti.
Olsun!
Camlar Şehri için değerdi!
Sanırım bugüne kadar okurken sevmeyi bu kadar çok istediğim tek seri buydu. Bir de baya uzun bir seri olduğu için gitgide daha çok severim diyordum ve sonunda sevmeye başladım. Clary yine benden uzak dursun, Jace'yi sevmeye başladım. Simon'u hala ciddi ciddi salak buluyorum. Onun dışında yan karakterleri seviyordum zaten. Bu kitapta beni rahatsız eden yine çok şey oldu ama ikinci kitaba göre çok daha azdı. Bu kitapta Jace'nin Clary'e karşı söylediği çok ama çok ağır sözler karşısında cidden boğazım düğümlendi. Yazar ilk defa bir sayfada beni sarstı. Tam kitap sayesinde derin düşüncelere dalmış Clary'e üzülüp Jace'ye sinirleneyim diyordum ki Jace'nin çıkıp özür dilemesi ve Clary'in ço-cuk gibi onu dövmek üzere üstüne atlaması falan bende buz etkisi yarattı. Bırak biraz okuyucu olarak kendi kendimi sürüneyim ama Cassandra buna da izin vermeyip hemen aralarındaki duvarı yıktı. Serinin ilk üç kitabını içeren hafif spoilerler bulunabilir bundan sonraki yorumum. Kitap boyunca Jace ve Clary kardeş geçiyor biliyorsunuz ve istisnasız her karakterin çıkıp Jace'ye, Clary'e nasıl baktığını görüyorum demesi midemi bulandırdı artık. Bir olur, iki olur ama üç oldu mu gına geldi bana.
Bunun dışında en çok severek okuduğum sahneler özellikle Clary'in annesinin geçmişini kızına anlatması ve lanet olası gerçeğin ortaya çıkmasıydı. Çok haşinim ama çıldırdım yine kitap boyunca. Hele birkaç yakınlaşma sahnesi vardı ki elimde değildi. Bir de kitabın sonunda bazı karakterlerin kim olduğunu gerçekten öğrenince ve o kişiyle Clary'in arasında geçenler aklıma gelince bu kızın kaderinde günahkar olmak varmış dedim. İkinci kitap da bu aralarındaki yakınlaşma sahnelerinde bir tık daha Jace'ye sinirlenmiştim ama bu kitapta Jace kendini daha çok tuttuğu için onu ödüllendiriyorum.
Beni çok çok çok ama çok rahatsız eden ve yazarın hiç rahatsız olmadan yazdığı konu ortadan kalktığı için artık seriyi bağrıma basabileceğimi tüm kalbimle hissediyorum. 625 sayfa olmasına rağmen pat pat okuduğum bir kitaptı. Yazarın kalemi bana sorarsanız gitgide daha da güzelleşiyor. Bu kitapta espri anlayışı dışında hoşuma giden satırlar daha boldu. Buna artı olarak da aşırı derecede akıcı okunuyor kitapları. Bu kitabı da ne ara bitirdim anlamadım. Gönül isterdi ki bu kitaba daha çok puan vereyim ama 4 puan verecek kadar iyi değildi benim gözümde. Ama inanıyorum seri bitene kadar kitaplardan birisine böyle methiyeler düzerek öveceğim. İnancım büyük ve yürekten. Artık bu yelloz Clary'i sevmek dileğiyle...

0 yorum:

Yorum Gönder