Mutfaktayım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mutfaktayım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Eylül 2019

Çilekli Tart Tarifi

Merhabalar! Çok uzun zaman oldu blogumda tarif paylaşmayalı çünkü uzun bir süre mutfağa küstüm. Yalnızca eski tariflerimi denemek için annemin misafir için mutfağa sokmasıyla fırının başına geçiyordum. Geçen baharda Minoa Cafe'de çilekli tart yedikten sonra senelerin tart deneme birikimiyle artık bu tartı yapmayı çözmenin şart olduğunu anladım ve başladım tarifleri yoklamaya ama gerçekten gerçek bir tart hamur tarifi arıyordum. Bugüne kadar bulduğum çoğu tariflerdeki margarin sağolsun her seferinde büyük hayal kırıklığına uğramıştım. Hem böylece pastacı kremasını da deneme fırsatı buldum. Her neyse, yıllardır aradığım o tarifi Cafe Fernando'nun sitesinde buldum ve detaylı bir şekilde okuyup yapmaya koyuldum. Öncelikli margarinli tart hamur tariflerini ve yumurta sarısı olmayan krema tariflerini tamamen unutmanızı baştan belirteyim.

Tart Hamuru;
125 gr tereyağ
1,5 su bardağı un
1/2 pudra
1/4 çay kaşığı tuz
1 yumurta sarısı

Öncelikli tartı yapmanın kendisinden bahsedersek toplamda yapımı en az 2 saatinizi alıyor. Hatta bu elinizin hızına göre artabilir ama azalamaz. Öncelikle 125 gr tereyağı küp küp keserek 15 dk kadar buzlukta bekletiyoruz. Tart hamurunun en önemli özelliği içindeki tereyağın ve hamurun kendisinin hep soğuk kalması. Ben 125 gr tereyağı hassas terazimde ölçüyorum, hassas terazi tatlı yapmayı sever herkes için artık olmazsa olmazlardan biri. 15 dakika boyunca soğuyan tereyağı buzluktan çıkarıyoruz. Cafe Fernando'nun tarifine göre tartın tüm harcını mutfak robotunda vuruyoruz ama son zamanlarda iki mutfak robotumuz da bozulduğu için ben hamur karıştırma makinemin hızlı ayarında hazırlıyorum. Ama yine de  mutfak robotu kesinlikle çok daha iyi oluyor. Önce un, pudra şekeri ve tuzu robota atıp karıştırıyoruz. Onlar iç içe geçtikten sonra tereyağları içine atıyoruz, tereyağları içine attıktan sonra zaten elinizle harca dokunursanız birleşmeye başladığını görüyorsunuz. Son olarak da yumurta sarısını bir kasede çatalla karıştırarak oldukça sıvı haline getiriyoruz ve toplam üç seferde azar azar şekilde robota ekleyerek her seferinden sonra vuruyoruz. Karıştırma işlemi bittikten sonra tart harcını tezgahın üstüne dökerek elimizle birleştiriyoruz fakat çok fazla elimizin ısısının tartın hamuruna geçmemesi için hızlı hareketlerle harcı bir araya getiriyoruz. Hamur tek bir cisim halini alınca streç filme sararak buzdolabına atıyoruz ve bir saat soğutmaya alıyoruz. Bir saatin ardından 23 cm'lik tart kalıbımızı yağlayarak harcımızı tarta yayıyoruz. Ve tart pişirmenin bir diğer püf noktasına geçerek kalıbın ortasına yuvarlıklığın çevresi kadar yağlı kağıt koyarak üzerine nohut döküyoruz. Böylece tartın ortası kabarmıyor. Önceden ısıttığımız 190 derecelik fırında nohutlarla birlikte 20-25 dakika kadar pişirip tartı fırından alıyoruz. Nohutları ve tartın üstündeki yağlı kağıdı alarak fırına tekrar atıp 10 dakika kadar daha pişirdikten sonra fırından çıkarıp tartımızın pişmiş halini elde ediyoruz.


Krema Tarifi;
2 su bardağı süt
6 yumurta sarısı
1/2 su bardağı şeker
1,5 çay kaşığı vanilya özütü ya da 1/3 su bardağı nişasta
1 paket vanilya
3,5 çorba kaşığı küp kesilmiş oda sıcaklığında tereyağ

Öncelikle sütümüzü küçük bir tencereye alarak kaynama noktasına gelene kadar ısıtıyoruz. Bu sırada başka bir küçük tencereye şeker ve nişastayı koyup birbirlerine karışana kadar kaşık ya da çırpıcı yardımıyla karıştırıyoruz. Sonrasında 6 yumurta sarısını azar azar ekleyerek şeker ve nişastayla birleşmelerini sağlıyoruz. Kaynayan sütümüzü en az dört kerede yumurtalı tencereye ekliyoruz. Kaynayan sütü aşamalı şekilde ekliyoruz ki yumurtalarımız pişmesin. Sütü yavaş yavaş ekledikten sonra tencereyi ocağa alarak kısık ateşte kaynayana kadar karıştırıyoruz. Kaynadıktan sonra bir paket vanilin ekliyoruz. Beş dakika bekledikten sonra tereyağı yavaş yavaş ekliyoruz. Ve karıştırdığımız tencerenin üstünü kesinlikle streç filmle kapadıktan sonra buzdolabına soğumaya alıyoruz. Streç filmle pastacı kremasının üstünü kapayarak kabuk oluşmamasını sağlıyoruz.

Pişirdiğimiz ve soğuyan tartımızın üzerine soğuyan pastacı kremamızı ekliyoruz. Ben hem tartı hem de kremayı en fazla yarım saat bekletiyorum. Hatta şöyle yapıyorum genelde; tart hamurunu buzdolabına attıktan sonra kremayı yapıyorum. Tart hamurunu pişirip soğuturken de üzerine dizeceğim meyveyi ve şeffaf jölesini hazırlıyorum. Bu arada yarım kilo çilek her zaman için tartın üstüne yeterli oluyor.


Şeffaf Jöle Tarifi;
1 su bardağı su
1 tatlı kaşığı nişasta
1 tatlı kaşığı şeker

Suyu mini tencereye döküyoruz. Üzerine şekeri ve nişastayı; nişasta suya karışana kadar karıştırıyoruz, ardından ocağın altını açıp kaynayana kadar karıştırmaya devam ediyoruz. Eğer su ve nişasta birbirine geçmeden altını açarsanız nişasta çabuk pişip top top kalır ve ortaya çok kötü bir jöle çıkar. Kaynattığım jöleyi de beş dakika kadar bekletip pastacı kremamın üzerine dizdiğim çileklerin üzerine yumurta fırçası ile sürüyoruz. Bu aşamalar bittiği zaman zaten tartınız servise hazır oluyor. Çilekli tartın en güzel yanı cheescake ve diğer zahmetli tatlılar gibi geceden dinlendirme zorunluluğu olmaması. Bu tart ölçüsünden en fazla 10 dilim elde edebilirsiniz. En başından beri başarıyla tamamlayabildiğim için ölçeğini fazlalaştırıp diğer büyük tart kalıbımda denemeyi hiç kalkışmadım, kalkışmayı da düşünmüyorum.

Yine Cafe Fernando'dan bulduğum Tarçınlı Rulo Çörek'i de yakında bloguma ekleyeceğim. Ayrıca başka tart hamurları ve krema tarifleriyle farklı meyveli tartlarla da görüşmek üzere. Eğer yazdığım tüm maddeleri dikkate alırsanız siz de en az benimki kadar güzel bir çilekli tart elde edersiniz. İnanıyorum :)
Continue reading Çilekli Tart Tarifi

7 Ocak 2016

Prenses Pasta Tarifi

Kısa bir aradan sonra tariflerimle buradayım. Geçen sene herkesin beğendiği ve benim de bayılarak yediğim pasta tarifini buraya atmadığımı fark ettim. Bu yüzden bu pastanın en sevdiğim iki türünün tarifini yazacağım. Bu pastanın keki pamuk gibi oluyor ve gerçekten ağızda dağılan hafif bir pasta. Bu yüzden çok beğeniliyor. Portakallı ve Çilekli olarak ikisini de bir yazımda toplayacağım. Öncelikle çilekli olarak vereyim. Ardından portakallısının tarifini yazacağım.
Keki İçin;
2 yumurta
2 kahve fincanı şeker
1 kahve fincanı yoğurt
1 kahve fincanı sıvıyağ
3 kahve fincanı un
1 paket vanilya
1 paket kabartma tozu

Kreması İçin;
Yarım litre süt
1 çay bardağı şeker
1 yumurta
1 yemek kaşığı un
 1 yemek kaşığı nişasta
1 paket vanilya
Yarım paket labne

Jölesi İçin;
1 su bardağı çilek
1 çay bardağı şeker
1 yemek kaşığı nişasta

Tarifi; Keki için yazdığım malzemeleri sırasıyla ekleyerek karıştırın ardından kelepçeli kalıba dökerek önceden ısıttığınız 180 derecede yarım saat kadar pişirin. Kreması için önce vanilya haricindeki toz malzemeleri sırasıyla koyun ve yumurtayla beraber karıştırın. Ardından sütü üç adımla ekleyin. Kaynayana kadar karıştırın ve kaynadığında labne peyniri-eğer labne peyniri yoksa 50 gram kadar tereyağ ya da margarin- ekleyin. Son olarak da vanilyayı ekleyip biraz daha karıştırdıktan sonra hemencecik soğuması için buzdolabına alın. Keki fırından aldıktan sonra on dakika kadar bekletip buzluktaki krema tam olarak soğumamış olsa bile kekin üzerine güzelce dökün. Kremayı kekin üzerinde soğumaya başladığında jölesi içinse çilekleri rondodan geçirin ve tencerenin içine alın. Aslında bu jöle tarifinde yarım bardak su da oluyor ama eklemeyin çünkü jelin rengi çok açılıyor. Zaten asıl jöle olmasını sağlayan nişasta.En son krema tamamen soğuduğunda ve üzeri kabuk bağladığında jeli kremanın üzerinde gezdirin ve zevkinize göre süsleyin. Pastayı kesinlikle iki üç saat buzdolabında bekletmeden kelepçeli kalıptan çıkartmaya çalışmayın. (Ben bir kere denedim ve yayıldı her tarafa. Aman ha!) Aslına bakarsanız aceleniz varsa iki üç saat içinde çıkartın. Onun haricinde ne kadar çok durursa o kadar güzel olur. Akşamdan yapıp sabah servis etmek en güzeli anlayacağınız.
Keki İçin;
2 yumurta
2 kahve fincanı şeker
1 kahve fincanı yoğurt
1 kahve fincanı sıvıyağ
3 kahve fincanı un
1 tane portakal suyu ve kabuğu
1 paket vanilya
1 paket kabartma tozu

Kreması İçin;
Yarım litre süt
1 çay bardağı şeker
1 yumurta
1 yemek kaşığı un
 1 yemek kaşığı nişasta
Yarım portakal rendesi
1 paket vanilya
Yarım paket labne

Jölesi İçin;
1 su bardağı portakal suyu ve 1 portakal rendesi
1 çay bardağı şeker
1 yemek kaşığı nişasta

Yapılışı aynı çilekli prenses pasta tarifinde olduğu gibi. Sadece portakal suyu ve rendesi eklendiği için ufak değişiklikler var. Bu tatlıyı ailecek çok seviyoruz. Hatta teyzelerimin de favorisi. Kısacası bir suflemle bir de prenses pastamla meşhurum diyebilirim. Blogumda yan tarafta bugüne kadar mutfakta yaptıklarımın küçük resimlerinden oluşan slaytı benim çok hoşuma gidiyor. Bazen dalıp izliyorum ve neler yapmışım neler diyorum kendi kendime. Görüşmek üzere :)
Continue reading Prenses Pasta Tarifi

1 Aralık 2015

Mutfağa Girmeyi Sevenlere Öneriler

Aralık'a bu yazımla merhaba diyorum! Her Şeyin Başlangıcı kitabını dün akşam gece yarısı olmadan bitirip yorumumu yazmak istiyordum ama kısmet olmadı. Mutfakla ilgili bu yazımı yazmak Yalova'da aklıma geldi. Orada oturup kafa patlayacak çok vaktim oldu. Kitap yorumlarımın arasına böyle bir yazı serpiştirmek istedim.
Evet, bu kadarcık işte bugüne kadar evi doldurduklarım. Öncelikle blogumu biraz bile takip edenler mutfakta neler yaptığımı iyi biliyordur. Bendeniz Betül canım çektiği için değil bir şeyler yapmak için mutfağa girerim. Canım çektiğinde girdiğim çok nadirdir. Tabii blogumdaki "Mutfaktayım" sekmesine tıkladığınızda önünüze benim özenle çektiğim fotoğrafları olan tatlılar, börekler, poğaçalar çıkıyor. Benim için görsel çok önemli. Tadı güzel olduğu halde güzel resmi olmadığı için buraya atmadığım bazı tariflerim bile var. Her neyse, bu yazımın amacı benim gibi mutfağa girmeyi sevenlere yardım amaçlı. Sizlere farklı şeyler denemek isteyen kişiler neler almalı, nereden bulabilir diyerek mutfaktaki malzeme dolabımı yatağıma boşaltıp fotoğraflarını çektim. İlk başta benim yapmayı en çok sevdiğim iki şeyden biri olan tart kalıplarıma bakalım.
İlk olarak geçen sene kışın başında Eminönü'ne giderek grili tart kalıbını almıştım. İlk defa Prenses Pasta tarifimi o kalıpta denemiştim. Keki çıkarmak baya zor olmuştu. Bu yüzden o kalıbımı belki bir kez daha kullanmıştım hatırlamıyorum. Eğer annem o gri kalıbı hiç kullanmadığımı ve o varken şu kremliyi aldığımı anlasaydı baya azar yiyebilirdim. Şu kremli kalıbımı ki en çok sevdiğim kalıbımdır. Elmalı tart, çilekli tart falan hepsini onda pişiririm. Esse'den almıştım sanırım ve hatırladığım kadarıyla fiyatı da uygundu. Şu siyahlıyı geçen sene Metro marketten aldım. Diğerleri varken niye mi aldım? Prenses Pasta tatlısını ben normalde kelepçeli kalıpta yapıyorum ama takip ettiğim tüm mutfak bloggarları prenses pastayı bu siyahlı kalıpta yapıyor çünkü etrafı göcük olduğu için kek piştikten sonra o ortadaki boşluğa krema döküyorsunuz. Bana sorarsanız hem kremliyi hem de siyahlı tart kalıplarını bulduğunuz gibi alın. İkisi de kesinlikle çok işe yarıyor.
Bu iki küçük kek kalıbını niye aldığımı sorarsanız ben de hala cevabını arıyorum. Sanırım ilk mutfağa girdiğim günlerin hevesiyle ve paramın bol olmasıyla almıştım. Bir tanesinde kakaolu kek yapmıştım ama saflık yapıp ağzına kadar malzemeyi koyduğum için piştiğinde her tarafa dökülerek fırını berbat etmişti. O gün yediğim azarı unutamıyorum. Bu kek kalıplarından keki çıkarmak işkenceydi. Ama sonra bir yöntem buldum. Önce tereyağla keki yağlayın, ardından da unu serpip elinizle dağıtıp sonra kek malzemesini ekleyin. Böylece kek daha kolay çıkıyor. Ha sorarsanız bu tip küçük kalıpları almasanız da olur.
Bu iki kalıbın yeri bende ayrı çünkü ilk kalıplarımdı. Hatta ilk kakaolu kekimi şu kalpli olanda yapmıştım. Hatta ilk tarifim olarak blogumda bulabilirsiniz. Bu kekli kalıbı sadece şeklinden ötürü alabilirsiniz. Ama almasanız da olur çünkü sadece kek pişirmeye yarıyor. Başka bir şey yapmayı hiç denemedim ama sütlü tatlıları da yapabilirsiniz. Eksi tarafı keki tamamen kalıptan çıkarmanız biraz zor olabilir ama yine de şekliyle insanın kalbini alıyor. Diğer uzunlamasına kalıbımı da çok seviyorum. Havuçlu keklerimi hep onda yaparım. Kalıptan tamamen çıkarması da kolay oluyor. Tek eksi tarafı üzerinin çok fazla çatlaması.
Evet, geldik herkesin bayılarak yaptığı cupcake ve minik kekler için evde kesinlikle bulundurması gereken minik kalıplara. Şu başta gördüğünüz plastik rengarenk kalıplar benim ilk kalıplarımdı. O tip kalıplarımı her yerden bulabilirsiniz. Sonra şu morlu kalıpları çok fazla sayıda ucuza Eminönü'nden almıştım. Uzun zaman kullanmadım ama sonunda bitirmeye başlamak için basit çikolatalı kekler yaptım onlarla. Bana sorarsanız çok fazla malzeme dökmediğiniz sürece yayılmıyorlar bu yüzden mutfağınızda her an için hazır bulunabilirler. Siyah benekli cupcake kaplarını görüyorsunuz. Ben cupcake yaparken ya o siyah beneklileri ya da plastik olan kaplarımı kullanıyorum. Benekli kapları da öneririm. Ve size kesinlikle önermeyeceğim ise ilk başta duran şu uzun muffle kalıpları. Sakın ama sakın alayım demeyin! Tam bir rezillik! Kendilerini Esse'den almıştım. Hatta poğaça malzemesi bile koyarım içlerine demiştim ama nerede? Geçen pikniğe giderken bir deneyeyim dedim ama kekin malzemesi ortaya geldiği gibi çiçek gibi pat diye açıldılar. Yani adilikte üstlerine yok. Sakın o muffle kaplarını almayın.
İşte benim tek aşkım! Bayılıyorum bu pasta kalıbına. Hem tipine hem de yeteneğine! Bu kalıbı kullanmak için altına yağlı kağıt koyup etrafını bantlıyorum. Bazen Cheescake ve pandispanyaları bunda yapıyorum. Bulursanız bu boyda bir kap kesinlikle alın!
Evet, işte sizi ahı gitmiş vahı kalmış kalbimin ikinci sahibiyle tanıştırıyorum. Bu kalıbı o kadar çok kullanıyorum ki her şeyde işe yarıyor. Bu kalıbınız olmadan mutfağa girmeyin. Zaten girseniz de yapabilecekleriniz kısıtlı.
Anneme yalvararak aldırdığım minik tart kalıplarım. Bunlar plastik oldukları için annem ısrarla almayacağını söyledi ama her yeri gezdik ama diğer türlü bulamadığımız için bunları almak zorunda kaldı. Bu kalıpları Esse'den almıştım. Çok rahat söylüyorum ki bu kalıplarla bir şey yapmaya bayılıyorum. En son ramazanda minik elmalı tartlar yaptım. Farklı şeyler denemek istiyorsanız kesinlikle mutfağınızda bulunsun!
Biraz da karışık yapıyorum ortaya. Şu üzerinde kurabiye resmi baskılı olan kutunun içinde minik harfler var. Kurabiyelere pişirmeden üzerlerine onları birleştirerek isim yazıyorsunuz. Ben sadece bir kere kullandım. Almayın bence. O minik kalıpları da Eminönü'nden aldım. Kurabiyeler için harika şekiller çıkarabiliyorsunuz. Şu uzun bıçağı görüyor musunuz? İşte onu bu yazın sonunda alabildim. Pandispanyalara krema sürmek için kendisinden daha harika bir şey henüz keşfedilemedi. Şu minik pembe sıpatulaya benzeyen şeyi görüyor musunuz? Aslında bir zamanlar sapı vardı ama ikinci kez kırınca böyle kullanmaya devam ettim. Kesinlikle alın çünkü sıyıramayacağı hiçbir şey yok. Aşığım kendisine! Şu minik şekerleri de akrabam Almanya'dan getirdi. Cupcakeleri süslemek için harika bir şey. Bu tip bir şey bulursanız kesin alın.
Geldik en çok karnımı ağrıtan kısma. Size krema sıkma destanımı anlatmayacağım. Tek söyleyeceğim şu başta gördüğünüz turuncu şeylerden kaçının çünkü çabucak bitip insanın sinirlerini zıplatıyor. Kesinlikle torba alın ama seçtiğiniz uçlara dikkat edin. Ben en son şu iki torbayı aldım ve gayet memnunum.
Bu yazımın da sonuna geldim umarım birilerine yardımım dokunmuştur. Görüşmek üzere.
Continue reading Mutfağa Girmeyi Sevenlere Öneriler

19 Kasım 2015

Betül Mutfakta/ Sütlaç Tarifi

Merhabalar. Öncelikle kısaca özetleyeyim. Bir süredir hatta iki aydır mutfağa yeni bir şey yapmak için girdiğim yok. En son yakın arkadaşımın doğum günü için cupcake yaptım ama onu da saymıyorum çünkü benim mutfağa girmekten kastım "daha önceden hiç denemediğim ve deli gibi yapmayı istediğim" oluyor. Mesela onlar neler diye sorarsanız pasta kremasıyla yapacağım harika bir çilekli pasta, ıspanaklı pandispanya, vişneli turta ve benzerleri. Ama ne yazık ki hiç birini yapamıyorum çünkü ben de kendime bir sınır koydum. Sanırım on beş tatile kadar da böyle gidecek.

Aslında şundan yirmi dakika öncesine kadar Eğer Kalırsam kitabını okuyordum. Ama aklımdaki blog yazıları o kadar çok düşüncelerimi engelledi ki baktım kitaptan bir şey anlamıyorum bir bölüm okuyup ayaklandım. Ben bir sütlaç aşığıyım! Ciddi anlamda küçüklüğümden beri açık ara en sevdiğim sütlü tatlı kesinlikle sütlaçtır. Rekorum günde dört kase yemek ama beş de olabilir emin değilim. Hatta sütlaç aşkımla da meşhurumdur. Bol fındıklı tarçınlı bayılırım. Annemin senelerdir hayranı olduğum bir tatlısıdır. Aslında yapması da çok basitmiş.
Tarifi;
1 kilo süt
1 su bardağı şeker
1 su bardağı pirinç
1 yemek kaşığı nişasta
Öncelikle pirinci biraz suyla birlikte tencereye alıp pişirmeye koyuyoruz. Piştikten sonra sütü ekliyoruz. Kaynadıktan sonra şekeri ekliyoruz. Ardından da 1 su bardağı su veya sütle nişastayı karıştırdıktan sonra son olarak onu ilave ediyoruz. Yani gayet basit. Ardından kaynayınca da kaselere ilave ediyoruz. Eğer fırına verecekseniz fotoğraftaki kalıplara döktükten sonra isteğinize göre üzerine yumurta sarılarını sütlaçların üstüne hafifçe sürün ve 150 derecede fırına verin. Yumurta sarısı sürerseniz ve üzerine fındık serpmeden yerseniz ağzınıza yumurta tadı geliyor ama sürmeseniz de üzeri kararıyor zaten. Üzerlerinin karardıktan sonra fırından çıkarın. Fırına vereceğiniz sütlacın asıl özelliği normale göre daha az pirinçli olup daha sıvı olması. Çünkü asıl sütlacı çok pirinçli yapınca fırına da vermekle beraber sütlaç iyice katılaşıyor. (Denedim bir kere, siz yapmayın :)

Bu kadar işte. Size sütlaç aşkımı da anlattım. Şimdi bu tarifi ingilizceye çevirip bir dostuma atacağım. O da benim gibi sütlaç manyağı. Bir daha ne zaman mutfağa girerim bilinmez :)
Continue reading Betül Mutfakta/ Sütlaç Tarifi

9 Kasım 2015

Anne Elinden Aşure


Hep Betül mü mutfakta olacak? Evet, henüz aşure denemedim ve eğer annem bu sene üçüncü kez yapmaya niyetlenmezse ben de bu sene deneyemeyeceğim gibi görünüyor. Bu aşure fotoğrafını sanırım geçen hafta çektim. Tarifini de daha demin annemden zorla aldım. Yok sen yazsan ne olacak, yok millet istese her yerden bulur. Elbette bulunmaz hint kumaşı değil benim yazacağım lakin bir hatıra olsun. Yapacağım zaman zırt pırt anneme sormayayım pat diye buradan açıp uygulayayım isterim. Uzatmadan tarife geçiyorum.

İçindekiler;

2 su bardağı buğday
1 su bardağı nohut
1 su bardağı kuru fasulye
1 kilo şeker
1 su bardağı süt
1 su bardağı kuru üzüm
1 su bardağı kuru kayısı
1 su bardağı kuru incir
1 portakal kabuğu ve içi
1 elma (sadece içi)

Öncelikle buğdayı, nohudu ve fasulyeyi geceden suya koyuyoruz. Yapacağımız gün buğdayı asıl aşureyi pişireceğimiz geniş tencerenin içine alıp yarısına kadar su koyup altını açıyoruz. Bir yandan nohudu ve kuru fasulyeyi ayrı tencerelerde üzerlerini kapatmaktan biraz daha ziyade su koyarak pişirmeye başlıyoruz. Nohudu özellikle düdüklüde pişiriyormuşuz çabuk pişsin diye. Pişen nohudun ve kuru fasulyenin suyunu ayrı süzdürüyoruz ardından pişen nohutla kuru fasulyeyi buğdayın olduğu tencereye ekliyoruz. Ardından kuru üzüm, kuru kayısı ve inciri ekliyoruz. Ardından rendelediğimiz tam portakalı ve minik minik kestiğimiz portakal parçalarıyla elma parçalarını ekliyoruz. Meyveler yumuşamaya başlayınca şekerle sütü ekliyoruz. En son meyveler iyice pişince altını kapatıyoruz. Hemen taslara boşaltıyoruz. Biraz soğumasını bekledikten sonra en eğlenceli kısım olan süsleme işine koyuluyoruz. Elimizde ne varsa kafamıza göre tarçın, nar, fındık, kara üzüm, badem ekliyoruz.

Böyleymiş işte. O kadar da zor değil ama teferruatlı yine de. Bu yazımla beraber sonbahara da merhaba diyorum.
Kasım ayını çocukluğumdan beri sevmişimdir çünkü Yalova'daki devremülkümüze kasım ayında gidiyoruz. Eskiden kasımı iple çekerdim, yaşlandıkça hevesim azaldı diyormuşum :P Bir sonraki kitap öneri yazımda bugünlerde nelerle deli gibi meşgul olduğumu kısaca belirteceğim.

Olur da Elif Hanım'ın bu tarifiyle denerseniz afiyet olsun şimdiden.
Continue reading Anne Elinden Aşure

28 Eylül 2015

Sufle Tarifi

Evet, alttaki sufleyi yapan kişinin ta kendisiyim. Bakmayın öyle harika gözüktüğüne onu akıtana kadar deli oldum.

Evet, deli oluyordum. Bu sanırım beşinci suflem falan. Sufleyi böyle akıtmanın ince püf noktaları var. Öncelikle tarifini yazayım. Ardından nasıl başardığımı anlatmak isterim :)
Sufle Tarifi:
2 yumurta
Yarım su bardağı şeker
80 gr bitter çikolata
50 gr margarin
Yarım su bardağı un

Çikolata hariç diğer malzemeler zaten evde her zaman olan şeyler. Hatta artık bitter çikolata da evimizden çıkmaz oldu. Yapılışına gelince öncelikle margarini bir tavada eritiyoruz. Ardından çikolatayı kırarak ekliyoruz ve karıştırarak çikolatanın margarinle erimesini sağlıyoruz. Bu sırada öncelikle yumurtaları güzelce çırpıp şekeri katıyoruz. Ardından erimiş olan çikolatamızı yumurta harcımıza ilave ediyoruz. Güzelce çırptıktan sonra unu da ekleyerek çırpmaya devam ediyoruz ve böylece sufle harcımız hazır olmuş oluyor. Sufle yapmaya başlamadan önce fırını 200'e getiriyoruz çünkü sufle çok kısa süre fırında duracağı için fırının yüksek ayarda önceden ısıtılmış olması şart.

Evet, şimdi püf noktaları sıralıyorum. Öncelikle kullanacağımız kaplar fırına dayanıklı olmalı. Buyurun benimkiler.
Ben daha çok üsttekileri kullanmayı seviyorum. Onlar daha az alıyor ve daha çabuk sufleyi çıkarıyor. Evet, şimdi devam ediyorum. Ben her zaman sufle kaplarımı sıvıyağla yağlardım ama artık önce tereyağla ardından unla yağlıyorum. Yani demek istediğim tereyağla yağladıktan sonra üzerlerine un serpip elimle dağıtıyorum. Püf noktalardan biri bu. Diğeriyse sufleyi ne kadar çok bir kaba dökerseniz o kadar piştikten sonra çıkarmanız imkansızlaşır. Bu yüzden kapların yarısından biraz daha fazla olacak kadar dolduruyoruz. Zaten sufle hafif ağır bir şey olduğu için az olsa da yetiyor. Evet, dediğim gibi harcımızı kapların yarısına gelecek şekilde doldurduktan sonra fırına koyuyoruz kaplarımızı. 8 veya 10 dakika içinde pişmiş oluyor. Ben kronometre tutuyorum. Daha iyi oluyor. Beni en çok heyecanlandıran ve sinirlendiren sufleyi kabından çıkarmaktır. Bazen çok kolay oluyor ama bazen tabağa almamla her tarafı akmaya başlıyor. Ya da içindeki tüm çikolata pişmiş oluyor ve deli oluyorum haliyle. Bu tamamen süreyi iyi tutmakla ve kapları güzel yağlamaya bağlı. Ben tabağa çıkardığım gibi üzerine pudrayı seriyorum ve hemen servis ediyorum. Tüm yaz vanilyalı dondurmayla yedik ve harika oldu tadı.

Bu sene suflemle ve prenses pastamla meşhurdum. Ayrıca herkes sufle yaparken nasıl deliye döndüğüme tanık oldu. Çok kısa sürse de bir şey aksi gitti mi tüm devrelerim yanıyor. Hatta bazen o heyecanı bildiğimden yapmıyorum bile. Bir de içi akışkan olmadı mı yiyenler benle dalga geçti mi iyice deliyorum. Ama akıtmayı başardım mı da göğsüm gere gere geziyorum resmen :)

Başarabilirseniz ne mutlu size! Afiyet olsun :)
Continue reading Sufle Tarifi

10 Nisan 2015

Minik Pasta Çilek Rüyası

Bu ismi bu pastacıklara ben verdim çünkü her tarafları çilelerle çevrili. Doğum günüm için arkadaşım küçük bir pasta yapmıştı bana. Buna benziyordu o pastada. Ben de ardından öyle bir şey nasıl yaparım diye düşündüm taşındım ve aklıma böyle bir şey geldi.

Kekin tarifi;
4 yumurta
1 su bardağı şeker
Yarım su bardağı sıvı yağ
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
3 yemek kaşığı kakao
3 yemek kaşığı su
1 su bardağı un

Üzeri için; 1 paket orman meyveli krem şanti
1 su bardağı süt
Yaklaşık bir kilo çilek

Kek malzemelerini sırayla koyuyoruz. Toz malzemeleri elemenizi öneririm. Ardından uzun bir tepsiye keki döküyoruz ve önceden ısıtılmış fırında 180 derecede pişiriyoruz. Kürdan yardımıyla 20 dakika içinde pişip pişmediğini anlayabilirsiniz. Bu sırada çilekleri temizleyip krem şantiyi hazırlayabilirsiniz. Keki fırından çıkardıktan sonra bir kaseyi su koyduğumuz tabağa batırarak şekiller çıkarıyoruz. Muhtemelen 12 tane çıkıyor. Ardından çıkardığımız minik kekleri bir tabağa alıp buzdolabına koyuyoruz ve 10 dakika kadar soğumalarını bekliyoruz. Minik kekler soğuduktan sonra pastayı hazırlayacağım tabağa bir kek parçasını alıyoruz. Üzerine krem şanti sürdükten sonra ince çilek dilimleri koyuyoruz. Aynı uygulamayla üç kat yapıyoruz. Ardından kekin etrafını krem şanti koyuyoruz ve çileklerle dolduruyoruz. Son olarak üzerine çileklerin yuvarlak kısımlarını koyuyoruz. Biraz yorucu olsa da harika bir pasta. Zaten kakaolu kekinin tadı nefis. 
Fotoğrafta gördüğünüz mavi tabaktaki kekler tepsiden çıkardığım kekler. Bu şekilde oluyor yani. Bir de ben güya üzerlerini beyaz çikolata ile süsleyecektim ama yalan oldu. Bu yüzden erittiğim beyaz çikolatayı bir tane pastanın arasına sürdüm. Onu kendim yiyecektim ama yanlışıkla kardeşime vermişim, o da afiyetle yedi. Ben de biraz beyaz çikolatalı olanın tadına baktım. Onun tadı ayrı harikaydı. İsterseniz bir dilimin arasına beyaz çikolatayı eritip sürebilirsiniz. İşte bu kadar. Her tarafını çilekle bezediğim için de adı Minik Pasta Çilek Rüyası oldu. 
Sanki dışarıda bir kafede çekmişim bu resmi. Bu resmi ayrı sevdim gerçekten. Kardeşlerimle beraber hemen hüplettik pastaları ve çayları. Size de afiyet olsun. İki üç hafta tatlı yapmayacağım. Haftaya ziyafetim olabilir ancak o gün yaparım diye düşünüyorum. Bakalım dayanabilecek miyim :)

Bugünlerde oynadığım oyun: Aa
Dinlediğim şarkı; Ahmet Kaya - Öyle bir yerdeyim ki
İzlediğim diziler; Sensory Couple ve Angry Mom
Çevirdiğim dizi: Super Daddy Yul

Betül Tosun

Continue reading Minik Pasta Çilek Rüyası

2 Nisan 2015

Limonlu Cheescake Tarifi

Seneler önce eskiden yakın olmadığım ama şimdi kanki olduğum biriyle bir pastane de cheescake yemiştim. O günü çok iyi hatırlarım. Tadını beğenmediğime mi yanayım yoksa dilimine sekiz lira verdiğime mi? O zamandan bu zamana kadar cheescake hiç yemedim. Ne zamanki mutfağa merakım başladı o zaman da cheescake i kendim denemek istedim. Bundan bir kaç ay önce bir yazımda yaptığımı söylemiştim ama ikinci deneyimimle tarifini yazacağımı söylemiştim. Yukarıdaki resimde altta duran defter benim biriciğim. Tüm tariflerim onun içinde yazıyor. Küçük çok sevdiğim bir çantam var. Bazen içinden cüzdanımı bile çıkarıp içine bu defteri sıkıştırıyorum. Geçen ay D&R dan makul bir fiyata almıştım Şimdi cheescake in tarifine gelince buyurun;

Tabanı için;
2 paket burçak büskivi
100 gram margarin
1 bardak çekilmiş fındık (isteğe göre)

Kreması için;
300 gram labne peynir
1 paket krema
3 yumurta
1 su bardağı şeker
1 paket vanilya
3 yemek kaşığı un
Yarım yemek kaşığı nişasta
1 limon kabuğu
Yarım limon suyu

Limonlu sosu için;
1 çay bardağı süt
1 çay bardağı su
1 limon suyu
1 limon kabuğu
2 buçuk yemek kaşığı nişasta
4,5 yemek kaşığı şeker
1 paket vanilya

Yapılışı; 2 paket büskiviyi rondoya vuruyoruz. Ardından bir kasede eritilmiş margarin ve fındıklı karıştırıyoruz. Sonra yağladığımız kelepçeli kalıbın tabanına bisküvi malzemesini yerleştiriyoruz ve 15 dakika kadar buzdolabına atıp dinlenmesini sağlıyoruz. Kreması için; Labne peyniri ve kremayı iyice çırpıyoruz. Ardından listedeki tüm malzemeleri ekliyoruz. Kremayı hazırladıktan sonra bisküvi tabanının üzerine kremayı döküyoruz ve bir kaç kez tezgaha vurup baloncukların patlamasını sağlıyoruz. Kelepçeli kalıbın etrafını alüminyum folyo ile kaplıyoruz ve ayrı bir tepsiye sıcak su döküp kelepçeli kalıbı içine koyuyoruz. Umarım anlatmak istediğim anlaşılmıştır.  Önceden ısıtılmış 180 derecede kremanın üzeri kızarana kadar pişiriyoruz. Bu sırada limonlu sosu hazırlıyoruz. Önce vanilya hariç tüm malzemeleri  koyarak kaynayana kadar pişiriyoruz Kaynayınca altını kapatıp vanilyayı da ekliyoruz. Sonra buzdolabına koyup beklemesini sağlıyoruz. Fırındaki cheescakemiz piştikten sonra çıkarıyoruz ve biraz bekleyip üzerine ilk sıcaklığı gitmiş olan sosu döküyoruz. Ardından istediğimiz gibi üzerini süslüyoruz. 12 saat falan bekletin diyorlar ama ben o kadar sabırlı değilim. 2 3 saat bekleyip açıyorum ama bir sorun olmuyor. Dilim hali de böyle;

Afiyet olsun.

Betül Tosun
Continue reading Limonlu Cheescake Tarifi

30 Mart 2015

Üzümlü Kurabiye Tarifi

Biricik teyzemden ailecek çok beğenerek yediğimiz ve diğer tüm teyzelerimin de yaptığı üzümlü kurabiye. 
Malzemeler;
2 yumurta (1 yumurta sarısı üstüne)
1 paket margarin
1 su bardağı şeker
1 su bardağı üzüm
Yarım su bardağı çekilmiş fındık
1 portakal ve limon rendesi
1 paket kabartma tozu
Aldığı kadar un

Tüm malzemeler sırayla eklenir. İçinde çok fazla malzeme olduğu için biraz fazla un alıyor. Tam olarak ölçemedim ama tezgaha koyduğunuzda yapışmayacak hale gelmesi gerekiyor. Ardından uzun ince hamur parçalarını bıçakla kare şeklinde kesiyoruz. Yuvarlak şekilden ziyade böyle yapılması daha güzel oluyor. Tüm kurabiyelerin üzerine çatal bastırdıktan sonra son olarak üzerine de yumurta sarısını sürüyoruz. 180 derecede üstleri kızarana kadar pişiriyoruz. Afiyet olsun. Gerçekten herkes beğeniyor. Meyve parçaları ayrı bir koku ve tat katıyor. 
Bu aralar tatlı yaparken dinlediğim şarkı; İskender Doğan - Kan ve Gül 
Oynadığım en iyi oyun;Skyward
Çevirdiğim dizi: Maids
İzlediğim dizi: Güye Kill me Hilmi :( Fakat Maids'in bitmesini bekliyorum.

Görüşmek üzere Betül Tosun

Continue reading Üzümlü Kurabiye Tarifi

17 Mart 2015

Bardakta Tiramisu Tarifi

Evet, sonunda dönebildim. Elimdeki çevirileri yoluna soktum ve bayadır deneyip buraya yazmadığım tarifleri sıralamaya geldim. Bir ara bu arada neler yaptığımı çevirdiğim dizinin öneri kısmında anlatacağım. Daha bugün denediğim bardak tiramisu tarifiyle buradayım.



Kreması için;

4 bardak süt
5 kaşık un
Yarım bardak şeker
2 yumurta
2 kaşık tereyağ veya margarin

İçi ve üstü için;
2 paket negro
1 paket kavrulmuş pötibör
1 bardak kaynamış su
2 kaşık nescafe
1 kaşık şeker
Yarım paket bitter çikolata
4 tatlı kaşığı kadar kakao

Yapılışı; Sütü, şekeri ve unu küçük bir tencereye koyup kremayı kaynattıktan sonra ocağın altını kapatıp içine iki yumurta ve iki kaşık tereyağı ekleyip blendıra vuruyoruz. Ardından kaynamış suyu bir tabağa koyup içine nescafeyi ve şekeri ekliyoruz. Bardaklara önce robota vurduğumuz pötibör büskiviyi sonra üzerlerine negroları kahveli suya batırıp etrafına diziyoruz. En son da kremayı ekliyoruz. Şekli istediğiniz gibi de verebilirsiniz. En son da üzerine kakao ekleyip üzerine kırdığımız minik çikolata parçalarını serpiştiriyoruz. Dolapta biraz beklettikten sonra afiyet olsun.

Betül Tosun
Continue reading Bardakta Tiramisu Tarifi

9 Ocak 2015

Oreolu Capcake Tarifi

Tariften önce 2015 yılına girmekle içimi hem bir hüzün hem de mutluluk kapladı. 2014 yılım o kadar kötü geçmişti ki yarısını çöpe atmak istiyorum diyebilirim. Geçen gün arkadaşımla ani bir kararla Sultanahmete gittik, o gün ilk defa telefonumdan tarihe baktım. 2015 yazdığını görünce bir garip oldum. 2010 daha dün gibi aklımda, ne zaman kocaman beş seneyi atlattım diye daldım düşüncelere. Demem o ki bu senemi daha değerli kılmaya çalışacağım ve biraz daha lüzumsuz işlerden
 uzak durmaya çalışacağım. 

Ve şimdi tarife gelince... Gene yakın bir arkadaşımın doğum günüydü. Geçen seferki gibi bir cupcake yapayım dedim ne de olsa hep güzel tepkiler alıyor. Bu kekin malzemesi geçen kasım ayında yazdığım "bir kaç harika kek tarifi" yazımdaki oreolu kakaolu kekten pek bir farkı yok. Sadece biraz daha az malzeme kullanmaya çalıştım.

Malzemeler;
3 yumurta +1 yumurta sarısı
1 su bardağından iki parmak eksik şeker
100 gram tereyağ
80 gram bitter çikolata
2 çay kaşığı kabartma tozu
1 paket vanilya
1 çay bardağı elenmiş un
2 yemek kaşığı kakao
Üzeri için ve içi için;
Şayet bulabilirseniz Oreo yada etinin negro bisküvisi

Kreması için;
Bir paket kakaolu krem şanti
Bir bardak süt

Öncelikle tereyağı eritiyoruz. Sonra içine bitter çikolatalı kırıyoruz. Eriyene kadar karıştırıyoruz. Diğer yardan çırpma kabına yumurtaları ve şekeri ekleyip mikserle köpürene kadar çırpıyoruz. Ardından tereyağla erittiğimiz çikolatayı, vanilyayı, kakaoyu ve unu ekleyip karıştırmaya devam ediyoruz. Mikserle karıştırma işi bittikten sonra büskiveden dört tanesini minik parçalara kırıp kek malzemesinin içine atıyoruz. Son olarak kaşıkla karıştırıp dolduracağımız cupcakelere malzemeyi koymaya başlıyoruz. Yarısından fazlasını dolduruyoruz çünkü fazla kabarmaları gerekiyor. Önceden ısıttığımız fırında 150 dereceye koyarak 30-40 dakika pişiriyoruz. Fırından fırına pişme hızı değişebilir. Kontrol etmekte fayda var. 
Cupcakeler pişerken krem şantiyi hazır ediyoruz. Cupcakeler piştikten sonra soğumaları için yirmi dakika falan bekletiyoruz. İsterseniz daha hızlı balkonda da soğuyabilirler. Cupcaklerin üst kaba kısmını dikkatle kesiyoruz ve krem şantiyi üzerine sıkıyoruz. Son olarak üzerlerine bisküviyi minik parçalara ayırıp serpiyoruz. 
O her şeye burun kıvıran kardeşim bile keki çok güzel olmuş dedi. Sanırım bu gidişli Mutfakta Beter Anlar Part 2 biraz geç gelecek çünkü bu sıralar pek hata yapmıyorum. Arkadaşımda hediyesini çok beğendi, tabii bununla yetinmedim bir de eldiven aldım ona. Meğer onun da aklında yeni eldiven varmış, vesile oldu.
Bunlarda o günden attığım snapler;


Yakın zamanlar kimsenin doğum günü yok :( Ama küçük kız kardeşimin doğum gününü kutlayacağız, inşAllah tüm tatlılar benden olacak. Yarın umarım limonlu cheescake deneyeceğim, hem de ilk defa! Baya mutluyum şimdiden :) Bir de boğazlarım çok fena şişti, sesim içime kaçtı diye dalga geçiyorum kendimle hehe 

Betül Tosun
Continue reading Oreolu Capcake Tarifi

24 Aralık 2014

Portakallı Kek Tarifi

Baktım aralık ayı bitmek üzere, üst üste bir kaç yazı yazayım dedim. Bir süre aradan sonra gene bir tarifle buradayım. Gene instagramda gezinirken gördüğüm deneyip tadına bayıldığım bir kek!


Malzemeler; 
3 yumurta
1,5 su bardağı şeker
1 su bardağı sıkma portakal suyu
1 su bardağından bir iki parmak eksik sıvı yağ
1 portakalın rendelenmiş kabuğu
1,5 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
3 su bardağı un

Yapılışı; Tüm malzemeler çırpıldıktan sonra önceden ısıtılmış 175 derece fırında kekler pişirilir. Ben kekleri cupcake  kaplarım da pişirdim. Yaklaşık 40-45 dakikada pişiyor. Her fırına göre değişir, kontrol etmekte fayda var elbette.

Bu yaptığım keklerin hepsini küçük kız kardeşimle yedik. Arada bir kaç tane de sağolsun babam yedi fakat annem ağzına bile atmadı. Çok şey yaptığım için bana kızıyor hep. Tabii ki büyük zevkle yedim kekleri fakat yakında kilo almaya başlayacağım gibi. Bu arada bu portakal kekin üzerine benmari usulü çikolata gezdirmiştim fakat bunu sadece bir kaç tanesine yaptım. Hiç gerek yok, sade haliyle bile harika!
Ayrıca Mutfakta Beter Anlar Part 1'in devamı yakında gelecek gibi gözüküyor. 

Betül Tosun

Continue reading Portakallı Kek Tarifi

12 Kasım 2014

Dereotlu Poğaça Tarifi

İlk poğaçamın tarifi buyurun;

Poğaca kurabiye deyince pek bir tırsıyorum. Sütlü tatlılar gibi kendime güvenim olmuyor, evdekiler becerememişsin deyince moralim yerlerde. Geçen gün zürafa kek yapmayı denedim fakat horrible oldu, meğer çok un koymuşum. Hala böyle hatalar yaptığım için kendime çok kızgınım :)

Dereotlu poğaça tarifine gelince;
125 gr margarin
Yarım su bardağı sıvı yağ
1 yumurta + 1 yumurta sarısı
1 su bardağı yoğurt
1 paket kabartma tozu
1 tatlı kaşığı tuz
Aldığı kadar un

İçi için;
Peynir
Dereotu

Tüm malzemeleri güzelce yoğurduktan sonra doğradığımız dereotları hamurun içine atılır. Peyniri de elimizle parçalayıp koyarız, miktarını sorarsanız, sabah kahvaltı için tabağa koyduğunuz kadar diyeyim. Hamur malzemesinden küçük boylarda yuvarlak şekiller veriyoruz.
Ardından yumurta sarısını üzerlerine sürüyoruz.

Fırından çıkardıktan sonra buyurun böyle;
İki fotoğrafın çekimi arasındaki 17 fark :))

Ayrıca geçen arkadaşımın doğum günü için yaptığım capcake lerden kalan kek hamurlarını muzlu puding ile değerlendirdim. Güya muhallebi yapacaktım ama üşendim. 
İşte bardakta tatlım da böyle oldu;

Hem tatlı hem tuzlu gidip gelip birini yiyorum şimdi :)

Betül Tosun
Continue reading Dereotlu Poğaça Tarifi

8 Kasım 2014

Kakaolu Cupcake Tarifi


Tarifi yazmama vesile olan sevgili arkadaşım Betül'ün doğum günü. Kara kara düşündüm ben bu kıza ne hediye etsem diye. Sonunda bu fikir geldi aklıma. Bu tip şeyleri çok sevdiğini de bildiğim için koyuldum işe. 

Malzemeler;

2 yumurta
1 çay bardağı sıvı yağ
1 su bardağı yoğurt
1,5 su bardağı şeker
1 paket vanilya ve kabartma tozu
2 yemek kaşığı kakao
2,5 su bardağı un

Üzeri için;

1 paket orman meyveli krem şanti
1,5 çay bardağı süt

Yumurta ve şeker çırpıldıktan sonra sıvı yağ, vanilya ve yoğurt eklenir. Daha güzel kabarması için kabartma tozu ve un elenerek eklenir. Son olarak kakaoyu ekledikten sonra un eklenir. Kek malzemesi hazır olduktan sonra toplamda 14 muffin kabına 2 tam kaşık şeklinde kek ayrıştırılır. Önceden ısıtılmış 140 derecelik fırında 40 dakika kadar pişirilir. Fırına on dakika da bir bakmanızı tavsiye ederim. Fırından fırına pişirme süresi değişebilir.

Kekler fırına atıldıktan sonra meyveli krem şanti hazırlanır. Kekler piştikten sonra yirmi dakika kadar balkona konarak soğuması beklenir. Krem şantiyle süslemek için şekilli borulardan almak gerekir. Migros veya züccaciyelerde bulabilirsiniz. Keklerin kabarmış olan kısımları kesilir. Bu kalan kekleri daha sonra muhallebi ile değerlendirebilirsiniz. Eğer kesmeden krem şantiyi koyarsanız dağılabilir.
Ardından krem şanti ile süslenir. Eğer evde varsa çikolata rendelenir ve üzerine serpilir.


Hediyem şu şekildeydi;



Ayrıca bir diğer hediyem beraber vakit geçirdiğimiz anların ve fotoğraflar hakkında küçük bir defterdi. Kendisi buna bayıldı ve çok duygulandı. :)

Betül Tosun
Continue reading Kakaolu Cupcake Tarifi

27 Ekim 2014

,

Mutfakta Beter Anlar Part 1


Neden mi part 1? Mutfaktan çıkmayan biri olarak kesinlikle daha önümde yapılmayı bekleyen hatalar olmalı.
İşte başlıyoruz... 
Üçüncü veya dördüncü kez mutfağa girmiş olsam gerek. Tabii daha yeniyim ne bulsam denemek istiyorum. Kardeşimin doğum gününden kalma buzlukta böğürtlen vardı. Şansıma bulduğum tarifteki malzemeler evde olunca koyuldum yapmaya. Tabii daha toyum ben. Bir kere keke üç bardak şeker koyulur mu? Koydum mu? Hayır, iki buçuk bardak koydum. O da içim gide gide. Neyse dedim bir ihtimal bir şeye benzer falan. Pişti ama içi çöktü. Sonra bir şekil vereyim diye krem şanti yaptım üzerine. Neresinden tutarsam kar niyetine. Dört gün boyunca bizimkiler zorla yedi bunu. Annemde çok kızmıştı bana. O kadar şeker bir keke koyulur mu diye :(( 

Gelelim ikincisine; bitmez bunlar anacım. İkinci muhallebi deneyimimdi sanırım. Bir ara rulo pastaya kafayı takmıştım ama çırpıcımız eski olduğu için yapamıyordum. Neyse bende rulo benzeri muhallebili bir tarif buldum. Arasına muz falan, çakma rulo misali. Tarifte muhallebinin unu için 2 kahve bardağı yazıyordu. Bende normal kahve bardağıyla iki bardak un koydum. Meğer türk kahvesi bardağıylamış. Karıştırıyorum karıştırıyorum sıvı olmuyor. En sonunda annemi çağırdım. Tabii büyük bir aşağılama yedim. Annemde eğer yarım kilo daha süt koymazsan bu adam olmaz dedi. Dök gitsin napalım deyince bende aldım adam olmayan katı muhallebiyi lavabonun altında dökerken hıçkıra hıçkıra ağladım. O malzemenin gidişine mi ağlayayım yoksa beceriksizliğime mi. Baya ağlamıştım ciddi ciddi.


İşte üçüncüye geldik; gene bir muhallebi katliamı! İnstagram dan bulduğum bir tarifi denemiştim. Bardakta kadayıflı muhallebi. Biraz kadayıfı çok koyunca evdeki herkes isyanlara büründü. Hatta son bardağı zorla yemiştim. Annem ve kardeşim çook dalga geçmişti :((


Bir krem şanti eziyetiyle dördüncüsü; Minik kaplarda browni tarifi denemiştim. Brownisi çook güzel olmuştu. Dedim ki bir şekil şukul olsun keklerin üzerine krem şantiyle şekil yapayım. Acemilik ya. Kekler soğumadan krem şantiyi üzerlerine koyunca krem şanti eridi aktı her tarafa. Böylece şekil falan kalmadı geriye. Napcakmışız, kekler soğumadan krem şanti sürmüycekmişiz.


Sonuncu olan limonlu kekle part 1'e nokta koyuyoruz; Dün gene instagram da gezinirken limonlu kek tarifi ilişti gözüme. Tarifine baktım, oldukça kolay olduğunu görünce yarın kesin yaparım dedim. Sonra arkadaşımı da bize çağırdım. Neyse limonunu falan her şeyini hazırladım, kek bitti fırına koydum. Üzeri için limonlu bir sos yapmaya başlamıştım ki.. Dedim bir bakayım bu kek nasıl oldu diye. Keke bakmamla şok oldum. Etrafa yayılmış ortası çökmüş, hemen bir şeyin ters gittiğini anladım. Meğer kabartma tozu koymayı unutmuşum!! Sonra keki çıkardım düzgün bir şeye benzesin diye neler neler yaptım. Gene tadı güzel oldu, demek başta kabartma tozuyla konulsaydı çook daha güzel olacaktı. Yaptığım sosta ekşi bir şey oldu, kokusu bile midemi bulandırdı. Şimdi bir bardak soğuk sütle gidip kekten yiyeceğim. Malum bitsin ki başka şeyler yapayım :D


İşte Mutfakta Beter Anlar Part 1'in sonuna geldik. Ne kadar okuması zevkli gözükse de her biri acı dolu deneyimlerdi. Her mutfağa girdiğimde bir ders daha edinmiş oluyorum. Umarım Part 2 çok utanç verici olmaz. 


                                                                 Betül Tosun
Continue reading Mutfakta Beter Anlar Part 1