13 Şubat 2016

,

Küçük Prens - Antoine De Saint Exupery | Kitap Yorumu

Kitap Adı: Küçük Prens
Orijinal Adı: The Little Prince
Yazar: Antoine De Saint Exupery
Sayfa Sayısı: 105
Yayınevi: Can Çocuk
Goodreads Puanı: 4,25/5
Puanım: 5/5
Arka Sayfa;
Küçük Prens bir yaşam tarzı, hayat felsefesidir.
Her ne kadar bir çocuk kitabı olsa da, aslında büyüklere de dersler verir.
Boa yılanının içindeki fili görebiliyorsanız ya da “Acaba koyun çiçeği yemiş midir?” diye merak ediyorsanız, içinizdeki çocuk hala oradadır.
Bu kitabı eylül ayında D&R'dan bozuk çıkan termosumu geri verdiğimde almıştım. Şeker Portakalı ve Küçük Prens kitaplığıma aldığım ilk kitaplardı. Şeker Portakalı'nı bir hevesle hemen okuduğum halde Küçük Prens'e bir türlü sıra gelmedi. Ben de şubat ayında okuyacaklarım arasına yazıp kendimi şartladım. Küçüklüğümden beri adını duyduğum ama bir türlü okuyamadığım bir kitaptı. Hatta henüz okumadığım için azıcık da içerlendiğim bir kitaptı. Zaten küçük kız kardeşim geçen hafta ben kuzenimde kalırken merak edip okumuş ve bana çok beğendiğini söyledi. Bugün sonunda ben de okuyabildim ve elbette diğer herkes gibi övgülere doyulamayan bu kitabı çok beğendim. Çok uzun bir yorum yapmama gerek yok sanırım. Verdiği güzel öğütler ve sımsıcak karakterleriyle bayıldığım bir kitap oldu. Bu kadar kısa olmasına rağmen okuyucuyu sıkıca kavraması ve gözlerimi doldurabilecek kadar hemen bağlanabildiğim için çok sevdim. Kitabı bitirdikten sonra kız kardeşimle de hakkında konuştuk. Biz koyun, çiçeği yemiştir diyoruz. Biraz katıyız sanırım ama diğer bir yandan orası dünya değil sonuçta. Belki de koyun kendini tutmuştur.
Tekrar tekrar okuyabileceğim ve her okuduğumda da yine aynı zevkle satırları bitirip geçen sefer şundan şunu anlamamış diyebileceğim bir kitaptı. Filmini de hemen indirip küçük kız kardeşimle izleme niyetindeyim. Film yorumumu ya tek olarak girerim ya da toplu film önerilerimde yer veririm. Kalpli battaniyem nerede diye sorarsanız bıktım artık ondan. Tüm kitap resimlerim onla doldu. Anneme öyle tatlı bir battaniye almamız için yalvarıyorum ama burun kıvırıyor. Ben de babamı kolundan tutup English Home'a sokma niyetindeyim. O halde her tarafını işaretlemek istediğim bu kitabın en çok beğendiğim satırlarını ekleyerek yazıma son veriyorum :)
"Tam da istediğim gibi oldu. Peki, bu koyun çok mu ot yer dersin?"
"Neden sordun?"
"Bizim oralarda her şey küçüktür de..."
"Ona kadar ot bulunur canım," dedim, "ben sana küçücük bir koyun verdim."
Resmin üzerine eğildi.
"Küçük dedimse... Bak! Bak! Uyumuş."
İşte Küçük Prens'la dostluk kurmam böyle oldu.
"Sevdiğin çiçeğe bir şey olmayacak. Bir tasma çizerim koyunun için. Çiçeğin için de bir çit çizerim. Sonra..."
Ne diyeceğimi kestiremiyordum. Kendimi çok beceriksiz buluyordum. Ona nereden yaklaşılır, nasıl ulaşılır bilmiyordum... Ne kavranılmaz bir yer şu gözyaşı ülkesi.
"Kimsiniz? Kimsiniz? Kimsiniz?"
"Hepiniz dostum olum. Yapayalnızım.
"Yapayalnızım... Yapayalnızım..."
"Ne tuhaf bir gezegen!" diye düşündü Küçük Prens. "Her yer kuru, her yer sivri, her yer sert ve acımasız. İnsanlarda da düş kurabilme gücü hiç yokmuş. Ne söylerseniz onu tekrarlıyor. Benim gezegenimde bir çiçeğim vardı, söze ilk o başlardı..."
"Sizin Dünya'da insanlar," dedi Küçük Prens, "bir bahçede beş bin gül yetiştiriyorlar; yine de aradıklarını bulamıyorlar."
"Bulamıyorlar." dedim.
"Oysa aradıkları tek bir gülde, bir damla suda bulunabilir."
"Doğru," dedim.
"Ama gözler kördür. İnsan ancak yüreğiyle baktığı zaman gerçeği görebilir..."

14 yorum:

  1. Küçük Prens o kadar güzel ve hüzünlü bir hikaye ki... Her okuyuşumda o hüznü hissederim, içim bi burulur. Filmini de sevmiştim ben, tamamen kitaba bağlı bir film olmasa da güzeldi :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sonunda ben de okuyabildiğim için çok mutluyum. Her sayfası ayrı güzeldi. Filmini umarım ben de beğenirim. Fragmanı gayet güzel görünüyor :))

      Sil
  2. Çok sevdiğim kitaplardan biri çok geç okudum ama bir kaç defa okudum yine de. Ellerine sağlık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Geç olsun ama güç olmasın :)

      Sil
  3. Ben de Küçük Prens'i geçen yılın sonunda okudum, geç kalınmış bir okumaydı benim için de :D Ama olsun, bence Küçük Prens her yaştan insana hitap eden mesajlar taşıyor. O yüzden kimse geç kalmış sayılmaz, herkes okumalı.. :')

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen öyle. Herkes çocuk gibi görse de yetişkinler için de ayrı güzel bir kitap. Zaten çocuk kitaplarını okumayı da seviyorum sebepsizce :)

      Sil
  4. bende yıllar önce çok severek okumuştum, ara sıra tekrar göz gezdiririm, çok güzel bir hikaye, ellerinize sağlık

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen öyle. Çok teşekkür ederim :))

      Sil
  5. Küçük Prens'in iki hikayesi vardı sanırım. Tilkili olanı ve tilkisiz olanı :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben sadece bu okuduğum kitap şeklinde biliyorum sanırım :)

      Sil
  6. Haftanin bloguna tebrigimi en sevdigim kitaplardan birinin yazisina yapayim dedim. Küçük prens evimizde defalsrca okunan kitaptir. Blogunuzu tanidigima sevindim. Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cok tesekkur ederim. Ben de kitabi cok begendim. Ileride tekrar okurum muhtemelen :)

      Sil
  7. Merhaba,
    "Küçük Prens", büyük prensimin kendi doğum gününe gelen arkadaşlarına hediye vermek için aldığımız kitaplardan olup, paketlerken kendime hediye ettiğim kitaptır. İyi ki de aşırmışım :), çok güzeldi, keşke herkes alıp okusa.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok güzel yapmışsınız. Küçüklüğünden beri duya duya bilmeyen yoktur sanırım. Herkes bir şans verip eline almalı :)

      Sil