19 Temmuz 2017

,

Çünkü Biz Karıncayız - Shaun David Hutchinson | Kitap Yorumu

Kitap Adı: Çünkü Biz Karıncayız
Orijinal Adı: We Are the Ants
Yazar: Shaun David Hutchinson
Yayınevi: Yabancı
Sayfa Sayısı: 360
Goodreads Puanı: 4,24/5
Benim Puanım: 4,5/5
Arka Sayfa;
Henry Denton’ın bildiği bazı şeyler vardı. Fakat bazı şeyleri de bil­miyordu.
Henry, annesinin aileyi bir arada tutmak için çabaladığını ve bu­nunla baş etmek için sigara ardına sigara yaktığını biliyordu. Abisinin üniversiteyi bıraktığını ve hamile bir kız arkadaşı olduğunu biliyordu. Anneannesini yavaş yavaş Alzheimer’a kaybettiğini biliyordu. Ve erkek arkadaşının geçen sene intihar ettiğini de.
Bilmediği şey ise, uzaylıların onu on üç yaşındayken neden kaçır­dığıydı. Neden hâlâ onu kaçırıp gemilerine götürdüklerini de bilmi­yordu. Dünyanın sonunun neden geldiğini veya uzaylıların ona neden büyük, kırmızı bir düğmeye basarak bunu durdurması için bir fırsat tanıdıklarını da bilmiyordu.
Fakat durum böyleydi ve karar vermesi için 144 günü kalmıştı.
Soru, Henry’nin dünyayı kurtarılmaya değer bulup bulmadığıydı. En azından gizemli bir geçmişi olan Diego Vega ile tanışana kadar öy­leydi. Diego, Henry’ye bildiği her şeyi, evrendeki yerini ve bütün bun­ların bir anlamı olup olmadığını sorgulatıyordu. Fakat Henry dünyayı kurtarmadan önce kendisini kurtarmanın bir yolunu bulmalıy­dı ve uzaylılar ona bunun için bir düğme vermemişlerdi.
Bayıldım! Gerçekten beğenildiği kadar harika bir kitaptı. Konusunu okuduğumda okumak konusunda ertelemekle ilgili kararsızdım fakat övgü dolu yorumları görünce heyecanla ben de elime aldım. Kurgusunun absürt olması ama aslında yazarın bunun hem absürt olduğunu bilerek yadırgayamacağınız bir mantık çizgisinde iletletmesi beğenimi kazanan ilk şey oldu ve bu özelliğini kitabın sonuna kadar taşıdı. Henry hem ailesiyle, hem de okulla sorunlar yaşayan klasik Amerikan gençlik filmlerinde gördüğümüz tek isteğinin insanların onu rahat bırakması olan liseli bir arkadaşımızdır.
Sümüklü uzaylılar dünyanın sonu yaklaşırken eğer bunu durdurmak istiyorsa bir butona basması gerektiğini belirtirler. Bundan sonrasında Henry'nin hayatın yaşamaya değer olup olmadığını tartmasıyla devam ediyor. Açıkçası konusunu okuduğumda o uzay gemisinde kitabın devam edeceğini sanmıştım ama aksine bu teklifin ardından Henry dünyadaki yaşamına geri gönderiliyor. Yeni tanıştığı ya da tanıdığı insanlara "Dünyanın sona ereceğini ama bunu engelleyebilecek gücünüz olduğunu bilseydiniz, yapar mıydınız?" sorusunu yönelttiği kısımlar doğrultusunda aldığı cevaplar kitabın en iyi yanlarından biriydi. Bu cevaplardan en çok hoşuma giden de Jesse'nin babasının verdiğiydi. Artık bir zamandan sonra rahatsız olduğum tek kısımsa Henry'nin bir türlü Jesse'nin intihar olayını atlatamamasıydı. Ya da belki de bu durum o kadar çok kitapta geçiyordu ki itiraf ediyorum artık darlanmadım değil.
Diego gibi biriyle tanıştıktan, Jesse'nin ondan sakladığı yanını öğrendikten sonrasında bile ona olan özlemini çok büyük bir hasretle dile getiriyor olması bence biraz uzamıştı. Bunun dışında baştan sona çok severek okudum ve gerçekten insana bir şeyleri uzun uzadıya düşündüren bir kitaptı. Son bölümleri tek kelimeyle harika ve duygu yüklüydü. Okumanızı öneririm, lgbt temalı olduğunu belirterek yorumumu sonlandırıyorum.

0 yorum:

Yorum Gönder