5 Mayıs 2016

,

Kuşatma ve Fırtına - Leigh Bardugo | Kitap Yorumu

Kitap Adı: Kuşatma ve Fırtına
Orijinal Adı: Siege and Storm (Grisha #2)
Yazar: Leigh Bardugo
Sayfa Sayısı: 448
Yayınevi: Martı
Çıkış Tarihi: 05/2014
Goodreads Puanı: 4.11/5
Benim Puanım: 3/5
Arka Sayfa;
Her zaman böyle olmayacak.
Özgür kaldığın günlerin sayısı arttıkça hayatın kolaylaşacak…
En güçlü Grishalardan biri olan Güneşin Elçisi Alina Starkov, Karanlıklar Diyarı’nda yaşanan faciadan kaçıp arkadaşı Malyen’le birlikte, arkasında bıraktığı dünyanın karmaşasından uzak kalacağını düşündüğü bambaşka topraklara doğru yola çıkar.
Ancak kaderinden ve geçmişinden kaçmak sandığı kadar kolay olmayacaktır. Karanlıklar Efendisi yenilediği gücü ve ölümcül planlarıyla yeniden karşısına çıkmaya hazırlanmaktadır.
Alina’nın Karanlıklar Efendisi’ni yenmek ve terk etmek zorunda kaldığı Ravka’yı özgürlüğüne kavuşturmak adına gereken güce ulaşması için uzun ve tehlikelerle dolu bir yolculuğa çıkması
gerekecektir.
Kuşatma ve Fırtına’nın karanlık dünyasında Alina’yla birlikte
kaybolacak ve oradan asla dönmek istemeyeceksiniz.
Serinini ilk kitabı benim için ciddi hayal kırıklığı diyebileceğim bir kitap değildi, sadece daha çok sevmek istemiştim. Bu kitabın söylenenlere göre daha heyecanlı daha aksiyonlu geçeceğini biliyordum ama tek kelimeyle bu kitap benim için sıkıcıydı. Defalarca kez elimden bırakmak istesem de inat edip okudum. Asıl sorun ise olayların sürekli yaşanıp durulmasını beklediğimde yine de beni tatmin etmemesiydi. Serinin ikinci kitabını da istediğim kadar beğenemedim. Yazarın garip soğuk bir kalemi var. Böyle olmaz onlar benim karakterlerim sevdirmem sana diyor resmen. Alina'yı bu kitapta yine çok sevemedim. Zaten bu kadar düşünceli bir karakter görmedim. Sayfalar boyunca onun düşüncelerini okudum. Yeni karakterler katıldı ve ikizler ile Nikolai'yi sevdim ama ikinci kitabın beni daha çok heyecanlandırmasını bekliyordum. Kitap boyunca bana dokunacak, içimi titretecek ya da heyecanla okuyacağım sayfalara aç kaldım ciddi anlamda. Tamam, son üç dört bölüm gerçekten çok güzeldi. Özellikle de Alina ile Malyen arasında gelişen üzücü olayları okumak beni üzüp bir şeyler hissettirdi ama oraları da yazmasaydı gerçekten yazara çok sinirlenecektim.
"İkinci büyüteci takmayı istiyordun. Taktın. Os Alta'ya gitmek istiyorsun. Öyle olsun, gideriz. Ateşkuşuna ihtiyacın olduğunu söylüyorsun. Onu senin için bulmaya çalışacağım. Ama tüm bunlar bittiğinde, Aline hâlâ beni isteyip istemeyeceğini merak ediyorum."
İkinci kitap bence gerçekten çok karışıktı. Uzun bir liste elimize uzatıp bunları tüm kitap boyunca aklında tutman gerek diyordu resmen. O yüzden odaklanma sorunu yaşadım. Alina'nın Malyen'dan üstün olması ama Alina'nın bunu samimi bir dille umursamadığını ve hislerini tüm çarpıcığıyla itiraf etmesini bekledim ama beni üzdün Alina. Malyen yavrum cidden hakkın yeniyor bu seride. Sonuç olarak seriyi bitirmeme bir kitap kaldı ama ben hala bu seriyi bağrıma çekip doya doya sevemedim. Üçüncü kitabını umarım daha çok beğenirim ama artık çok da umutlu değilim. Bugüne kadar okuduğum her seri az çok favorilerime girdi ama sanırım bu kitabı saf dışı bırakacağım. Bana sorarsanız aslında yazarın kitabı okuyucuları sevdirmek için elinde bir sürü seçeneği var ama cimrilik yapıyor. Özellikle de Karanlıklar Lordu'nun biraz geçmişini okuyup onu sevmemize izin verseydi ne olurdu? Kötü bir karakter olsa da onu bu hale neyin soktuğunu öğrensem veya geçmişte masum biri olduğunu bilsem rahatlayacaktım. Ama yazar koklatmıyor resmen. Söyleyeceklerim bu kadar. Seriyi benden daha çok beğenmeniz muhtemel. Karşılaştırabileceğim çok fazla kitap var. Birinci kitabı ikinciye karşı daha çok beğendim. Üçüncü kitabını daha çok beğenmek dileğiyle.

2 yorum: