26 Şubat 2017

,

Bir İz Bırak - Veronica Roth | Kitap Yorumu

Kitap Adı: Bir İz Bırak
Orijinal Adı: Carve the Mark
Yazar: Veronica Roth
Yayınevi: Artemis
Goodreads Puanı: 
Benim Puanım: 4,5/5
Arka Sayfa;
Şiddetin ve zulmün hüküm sürdüğü bir gezegende, herkesin
bir kaderle ayrıcalıklı kılındığı bir galakside, herkese bir akımarmağanı bahşediliyordu ve bu, geleceği şekillendirecek, kişiye özel bir güçtü. İnsanların çoğu için bu akım-armağanlar birer lütufken, Akos ve Cyra içinse durum farklıydı; armağanları, onları
başkaları tarafından kontrol edilebilir kılıyordu. Armağanlarının, kaderlerinin ve yaşamlarının kontrolünü ellerine geçirerek galaksideki güç dengesini değiştirebilecekler miydi? 
Akımdan beslenen bir galakside, herkese bir armağan düşüyor.
Cyra, Shotet halkını yöneten zalim bir hükümdarın kardeşiydi. Cyra’nın akım armağanı ona acı ve güç veriyor ve ağabeyi, bu armağanı, düşmanlarına işkence etmek için kullanıyordu. Ama Cyra, ağabeyinin elinde bir bıçak olmaktan çok daha fazlasıydı. Sağlamdı, hızlıydı ve ağabeyinin sandığından çok daha zekiydi.
Akos, buzlarla kaplı ve barışçıl ulus gezegen Thuve’li bir çiftçi ile kâhinin oğluydu. Sıra dışı akım-armağanı tarafından korunan Akos, ailesine sınırsız bir sadakat besliyordu. Akos ve kardeşi,
düşman Shotet askerleri tarafından esir alınınca, Akos, ağabeyini oradan canlı olarak çıkarmak için elinden geleni yapacaktı. Ne pahasına olursa olsun. Derken Akos, birden Cyra’nın dünyasına girdi. Ülkeleri ve aileleri arasındaki düşmanlık aşılamaz görünüyordu. Hayatta kalmak için birbirlerine yardım mı edeceklerdi, yoksa birbirlerini yok mu edeceklerdi?
Bir İz Bırak, beklenmedik armağanlarla dolu bir galakside, arkadaşlığın -ve aşkın- gücü üzerine sarsıcı bir roman.
İçimdeki büyük heyecanı gerçekten hak eden bir kitaptı. İlk baştan yarıya kadar bayılarak okudum. Girişi, ilerleyişi, okuduğumuz kurgusu ve karakterleri anlatış şeklini çok beğendim. Öncelikle benden en büyük artıyı alan bahsi geçen dünyanın acımasız olmasıydı. Kitapta ana kurgu sadece iki ülkeyi anlatıyor ama aslında başka sistemler de mevcut. Ayrıca içerdiği ana konu ergenliğe girmekle beraber karakterlerin gelecekteki kaderlerini pat diye öğrenmelerini ve onlara hediye edilen akım-gücüne kavuşmaları bana çok farklı geldiği için kesinlikle artı puan kazandırdı. Diğer okuduğum kitaplarda olanın aksine bu kurguda ana karakterler koyu ya da orta esmer tenli yazılmaktan çekinilmemişti. Ayrıca zalimlikle yönetilen kısmın fakir fakat diğer kesimin zengin olması da ayrı farklıydı. Kitapta Cyra'nın akım-gücünü öğrenmekle bir durgunluk yaşadım ve beğeneceğim hissi içimde tohumlandı. Cyra'nın yanı sıra Akos'un akım-gücünün de Cyra'nınkinin zıttı olması elbette güzel bir heyecanlanmamı sağladı. Cyra'ya bayıldım çünkü aşırı güçlü, karamsar, acı çeken ve insanı empati kurmaya çalıştığında mahveden türden bir karakterdi. Akos ise diğer yandan naif ama abisine olanlar sonucunda kaderini öğrenmesiyle birlikte gitgide sertleşen bir karakterdi. Akos ve Cyra'yı birbirine bağlayan ortak nokta ise tatlı bir iç çekişle satırlarda meraklı gözlerimi gezdirmemi sağladı.
İlk yarıya kadar harikaydı. Hatta o kadar güzeldi ki ben bile şaşırdım. Karakterler hakkında çok fazla detaya girilmişti ki bu yüzden ilk yarının olaylar bakımından çok dolu dolu olduğu söylenemezdi ama ikisi arasında ilerleyen tüm her şeyi bayılarak okudum. Fakat, evet hüzünlü bir fakat burada söz almak zorunda. Çünkü ilk yarıda her şeyi "ne de olsa bunlar sonradan ortaya çıkar" dediğim için geçiştirerek okumuştum ama karakterler hakkında ciddi yanlışlar vardı. Akos'un ilk başta öğrenmediği bir dili konuşmasının nedenini okuyamadık. Akos'un akım-gücünün acı çekmemek olmamasına rağmen aslında güçten düşmediği zamanlarda aynı şekilde koluna yara izi bırakmasının sonucunda acı duyması ne yazık ki absürttü. Yazar buraları biraz geçiştirmişti. Asıl geçiştirmekten bahsetmişken nefesimi tutmuş içim titreyerek bölümü okuduğumu farz edin ve tam burada -kitabın yarısını karakterler konusunda detaya boğan- yazarın bir anda gelmiş geçmiş en heyecanlı ve nefes kesen yeri pat diye önümüze serdiğini tahmin edin. Bölüm bitiyor ve sonrasında Akos bambaşka bir yerde, Cyra'dan haberimiz yok. Akos'un o yere nasıl geldiği parça pirçik anlatılmış ve bu olay beni ciddi sinirlendiren ilk şey oldu. Daha sonrasında her ne kadar toplamaya çalışsa da gidişatın bu kadar hızlı apar topar devam etmesi de beni rahatsız eden ikinci şey oldu. Biraz daha sineye çekerek, daha detaylı değinilmesini dilerdim. Akos'un tüm bölümlerinde üçüncü şahıs yazılırken "dedim" fiilinin geçtiği yerlerde ya yazar bizi denedi ya da ciddi anlamda hızlı yazmaktan aklı bulandı. O fiilin orada defalarca kez geçmesi çok absürttü çünkü okuduğumuz bölüm içinde hem Akos'dan üçüncü şahıs olarak bahsediliyor hem de Akos kendi ağzıyla "dedim" diyordu. Kitabın sonlarına gelirsek benim ilk baştan beri yani Cyra'nın abisini tanıdığımdan bu yana okumak istediğim tek bir bölüm vardı. Cimri yazar bana bunu vermedi ve hala çok kırgınım. Önce bunu bana ciddi anlamda hiç vermeyeceğini kavrıyordum ki sağolsun yan çizdi. Ayrıca aslında okuduğumda beni önce öfkeye boğan ama sonra cesaret gerektirdiği kanısına vardığım bir kısım var. Yazar karakterlerde fiziksel değişikliklerde hasarlar vermeye ya da değişiklik yapmaya pek gocunmuyordu ve bu beni önce çok sinirlendirdi. Ama sonrasında bahsettiğimiz kurgunun gerçekten acımasız bir dünyada geçmesini göze aldığımızdan bunu yapmasını çok mantıklı buldum. Değindiğim gibi sonlarına doğru olayların çok hızlı ve üstünden geçtiği oldu. Akos ve Cyra arasında geçenler yine çok güzeldi ve zaten kitap boyunca okumayı en çok sevdiğim şeylerin başında geliyorlardı. Özellikle son iki bölümü gerçekten çok güzeldi. Hem Akos'un hem de Cyra'nın beklenmedik bir şeyler öğrenmeleri ikinci kitap konusunda sabırsızlanmamı sağlıyor. Evet, tam anlamıyla mükemmel değildi ve eleştirdiğim yerler mevcut ama harika bir kitaptı. O yüzden kesinlikle elinize alın. Hala kalite kokan bir kitap olduğu konusunda ısrarlıyım. Benim kadar beğenerek okumanız dileğiyle.

8 yorum:

  1. Akosun gücü acı çekmemek değil sadece akım armağanı kesmek demekki burada kitabı iyi okumamışsın veya vasın gücüyle karıştırmışsın. Bence bu kadar yarıda kesilmesinin sebebiyse devamının gelecek olması muhtemel.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle katılıyorum kitabı biraz yanlış anlamış ben kitabı beğendim insanı sıkmadan canilik ve merhameti düşündüren ve sonunda ikinci kitap ne zaman çıkar acaba dedirten bir kitaptı

      Sil
  2. Şuan kitabı okuyorum 300 lerdeyim ve resmen kitabın sonunda bu bu açıklanmıyor dedin.Spoilersız yorum yapmalısın.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu kadar detaylı bir yorumda bir zahmet kitap hakkında fazlasıyla konuşacağımı anlamış olmalıydın. Spoiler için üzgünüm, keşke yorumun uzunluğunu görünce hepsine göz atmasaydın

      Sil
  3. Kitabı okudum harikaydı fakat kitabın sonunu yarım bırakmış.
    Kitabın 2. Sinin gelme ihtimali yüksek gibi görüyorum.

    YanıtlaSil
  4. Kitabı okudum harikaydı fakat kitabın sonunu yarım bırakmış.
    Kitabın 2. Sinin gelme ihtimali yüksek gibi görüyorum.

    YanıtlaSil
  5. Vee akosun kısımlarına da katılıyorum 3. Kişi ağızından anlatırken 1. Tekile geçtiği oldu ufak bir hata ama hem yazarım hem yayınevinin farketmemesi ilginç

    YanıtlaSil