28 Şubat 2016

Ağladığım Kitaplar

Herkese iyi akşamlar! Şu yazıyı bir ara yazmayı o kadar çok istiyordum ki sonunda kısmet oldu. Şubat ayında okuyacağım kitapların bitmesini bekliyordum. Bu gördüğünüz kitaplar kitaplığımda olup okurken ağladıklarım. Bir de bunların iki katı kadar olan e-kitap olarak okuduklarım var. Bu listede bulunan kitapların hepsi geçen yaz itibariyle okuduğum 264 kitabın arasından duygusallıktan ağladıklarım. O halde listeme başlıyorum!

Acaba bu kitabı bitirip de son sayfalarında boğazı düğümlenmeyen var mıdır? Sanırım yoktur. Zaten duygusal bir insan olduğum için Şeker Portakalı beni sadece son sayfada değil Zeze'nin babasıyla arasında geçen birkaç sahnede ağlatmaya başlatmış son sayfaya geldiğimde gözyaşları yanaklarımda kapışmaya başlamıştı.
İçinde Aşk Saklı - Judith Mcnaught
Judith Mcnaught historical tarzına gömülmüşken beklentilerim yüzünden beklettiğim ve sonunda çok severek okuduğum harika bir yazar. İçinde Aşk Saklı kitabı beni neden ağlatmıştı hatırlamıyorum açıkçası. Bu kitabı bir daha gözden geçireceğim. Kitap listemde yanına ağladım diye işaretlemişim. Genel olarak düşündüğümde dibine kadar mükemmel bir aşk romanıydı. Karakterleri, diyalogları ve derin aşklarını unutamıyorum.




Düşler Krallığı - Judith Mcnaught
Ah bu kitap var ya bu kitap! Bir günde bitirip bitirdikten sonra oturup ağlamıştım sanırım. O iki karakteri de unutamıyorum. İkisinin aşkını tekrar tekrar okusam doyamam sanırım. Beni ağlatan kız karakterinin nefreti olmuştu. Hem de nasıl ağlamıştım ama! Historical türünde bestlerimden biridir kesinlikle.
Çirkin Aşk - Colleen Hoover
Sizi bilmem ama ben bu kitapta çok fena ağladım. Böyle gözlerim şişti resmen. Öyle dokundu ki bana. Bakmayın cinsellik yönünde tanındığına. Erkek karakter beni böğüre böğüre ağlattı. Başına gelenler ve aşka olan nefretinin asıl sebebi beni çok fena ağlatmıştı. Sanırım bu kitaba benim kadar ağlayan çok nadirdir. Bazı yorumlardan sonra abarttığımı düşünsem mi desem de kendimi reddediyorum. Bu kitap kesinlikle mükemmel!
Umutsuz - Colleen Hoover
Yine Colleen Hoover'in kaleminden çıkan bu kitap Çirkin Aşk kadar olmasa da yine ağlamamı sağlamıştı. Kitabın sonunda geçen olaylar silsilesi ve gerçeklerin ortaya çıkması beni ağlatmayı başarmıştı.
Kördüğüm - Calia Read
Bu kitabı henüz okumadıysanız kesinlikle okuyun ama sakın ucundan bile spoiler yemeyin. Hele de sakın kitabın son sayfalarına göz gezdireyim demeyim. Yine sonu beni ağlatan bir kitaptı. Bazıları düşük puanlar veriyor. Ama renkler ve zevkler tartışılmaz. Bana sorarsanız harika bir kitaptı.
Julia Quinn - Son Söz Aşkın
Bu kitaba tam puan vermiştim. Sophie karakteri beni ağlatmıştı. Başına gelenler ve her zaman kendini küçük görmesi içimi yakmıştı resmen. Julia Quinn'in bu serini sırasına göre okudum ama serideki diğer kitaplar beni bunun kadar etkileyip tam puan kapamadı.
Tatlı Tuzak - Rita Hunter
Ben bu kitapla resmen aşk yaşıyorum. Hatta biraz psikopat bir şekilde. Ne zaman üst üste kötü historical aşk romanı okusam Tatlı Tuzak'a şöyle bir üstünden bakıcam deyip kitabın diğer yarısını baştan sona bir oturuşta okurum ve her seferinde sonlara doğru Elisha'nın başına gelenler boğazımı düğümler. Connor'un Elisha'yı zamanla içine çeke çeke sevmesine hayran kaldığım, karakterlerle aşk yaşadığım bir kitaptır. Aşk konusunda karakterler arasındaki derin nefrete bayılırım. Bu kitapta erkeğin kızı süründürdüğü içimin ezilip beni hayran bırakan bir kitaptı.
Bu kitap kitaplığımdan okuduğum ilk kitaplardan biriydi. Beni fazla ağlatmasa da çocuk karakterlerden birinin yazmış olduğu bir blog yazısı vardı ki orayı okurken çok fena gözlerim dolmuştu. Kitaptaki samimiyet, Jojo Moyes'in harika vurgularıyla favorilerimden biridir.
Bu kitap da beni baya ağlatmıştı. Öyle ki sonlara doğru bir ağlamayı durdur da satırları oku demiştim kendime. Beğenmeyen varsa saygı duyuyorum ama benim ayıla bayıla okuduğum bir aşk romanıydı. Sonunda da ufak bir ters köşe yapmıştı.
Eğer Yaşarsam ve Sen Gittiğinde'yi aynı gün içinde bitirmiştim. Eğer Yaşarsam kitabı ağır dram olduğu halde beni ağlatan büyük babasıyla sevgilisinin Mia ile konuşmasıydı.
Bu kitabı çok beğenip bir günde bitirmiştim. Genel olarak harikaydı ama son yüz sayfada biraz karıştırdılar olayları. Onun dışında kitapta meydana gelen bol spoilerli bir olay beni ağlatmaya yetmişti.
Bu kitabı ne kadar sevdiğimi tartışmayalım isterseniz :D Bu kitapta ne ağlamıştım ne ağlamıştım. Kitabın her bir yanı duygusaldı ama son sayfalarda üç dört kelimeden oluşan bir cümle vardı ki beni yıktı resmen. O satırları okuduğumda nasıl ağlamaya başladığımı unutamıyorum.
Biri bana şu seride ağlayacaksın dese yüzüne gülerdim ama dördüncü kitapta öyle böyle ağlamadım. Gerçekten kitap boyunca anca yüz sayfada susmuşumdur. Sonunda bitti diye ağladım. Tessa üzüldü ona ağladım, Hardin üzüldü ona ağladım. Başıma ağrılar girdi. O kadar mükemmeldi ki ağla ağla doyamadım. Kitap yorumunu bloguma girerken bile gözlerim dolup durmuştu.
Siz bu kitaba distopya demişsiniz ama bu resmen dram! Beni sadece elli sayfayla ağlatabilen tek kitap budur! Umarım tek kalıp gönlümün tacını elinde tutar. Bu kitapta nasıl ağladım nasıl. Öyle ki zırt pırt bazı olaylar aklıma gelip gözlerimin dolmasına izin vermiştim.
Bu kitapta da çok fena ağladım çünkü ilk kitapta gerçekleşen bir olayı bu kitapta öğrendik ve ben mahvoldum resmen. Hatta şöyle kitaba ara verip kendimi toparlamaya çalıştım. Distopyası ayrı mükemmeldi ama beni yazara asıl aşık eden araya kattığı duygusal satırlardı.
Karanlık Zihinler serisi üç kitaptan oluşuyor ama beni sadece ilk kitabının ağlatabilmesi ayrı bir komedi. Bu kitabın sonunda yanaklarım baya ıslanmıştı. Diğer iki kitabı ne yazık ki ilk kitap kadar sevememiştim. Suç bende ama ne yapayım ilk kitabın sonuna aşık oldum.
Bir Başka Mavi - Amy Harmon
Bu kitabı satın almak istiyordum ama e-kitap olarak çıkınca dayanamadım okudum. Bu kitap beni çok ağlatmadı hatta genel olarak ağlatmadı. Ama birkaç sayfasında öyle boğazım düğümlendi öyle içime dokunup gözlerimi doldurdu ki unutamıyorum. Farklı konusuyla çok beğendiğim bu kitabı tavsiye ederim.
En son okuduğum ve en son ağladığım kitaptır kendisi. Fazla söze gerek yoktur sanırım. Kitapta çok fazla olmasa da gerektiği kadar gözyaşı döktüğüm için gayet memnunum :)
Bu kitapta nasıl hıçkırıklarla ağladığımı tekrar tekrar belirtmeye gerek yok sanırım. Gönlümün efendisi ilk kitaplarımdandır. After You'yu e kitap olarak okumaya başladım. O yüzden dün diğer karakterlerin isimlerine bakmak için Senden Önce Ben'i aldığımda gözüm son sayfalara takılınca yine ve yine gözlerim doldu. O halde size bu harika kitapla veda ediyorum. Siz de benim ağladığım kitaplara ağladıysanız yorumlarda buluşalım.

31 yorum:

  1. Aman Allahım, Julia Quinn!!! Ve Bridgerton serisindeki en sevdiğim kitabı *-* Ben de en çok bu kitabından etkilenmiştim ve serideki favori kitabımdır. Benedict-Sophie efsanedir *-*
    Saçma olduğunun farkındayım ama Öpüşünde Saklı kitabında nedense Gareth, Hyacinth'e yaptığı evlilik teklifi sahnesi ağlatmıştı beni :D. Halbuki kitabın en komik sahnesiydi bence.
    Ama beni ağlatan kitabı Şahane Bir Kadının Gizli Günlüğü'dür. Henüz okumadıysan gözüm kapalı tavisye ediyorum. Bence Miranda'yı çok seveceksin. Ben bu yazara hastayım resmen *-*

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öpüşünde Saklı kitabını ben çok beğenmiştim. Biraz duygulandığımı da hatırlar gibiyim :) Şahane Bir Kadının Gizli Günlüğü'nü okumadım. Hala telefonumda ekitap olarak bekliyor. Ama şu an fena şevklendim, hemen yarın falan okumaya başlayacağım.

      Sil
    2. Ben o seride bir Daphne'nin kitabını sevemedim. Ama diğerleri mükemmeldi. Hatta bu yazara olan aşkım yüzünden bizde satılan 3 kitabını orijinal dilinde almışlığım var :D . Biri Beni Öptüğün Gece romanıydı ama o zaman kitap çevrilmemişti.
      Şahane Bir Kadının Gizli Günlüğü benim historical başlangıcımdır. O yüzden yeri bende çok ayrı o kitabın. Umarım çok seversin :)

      Sil
    3. Okuyacağım hemen. Sabırsızlanmaya başladım açıkçası :D

      Sil
  2. Hiç bir zaman bir kitap da ağlıyabiliceğimi sanmıyorum, nedense çok sulugözlü olmama rağmen kitaplar yada film-diziler beni kolay kolay ağlatamıyor. Gerçi zaten pek roman okuduğum da yok.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Roman okumadan hayat mı geçer diyor muşum, demiyorum elbette :D Ben de uzun süre kitap okumadım ve hiç şikayetçi değildim. Ama insan bir kere başladı mı bırakamıyor. Sadece kitaplara değil filmlere ağlamaya da bayılan bir psikopatım :D

      Sil
  3. Bir historical hayranıyımdır ama Judith'in kitaplarını hiç sevmem. Zamanında Tüyap'tan 4 kitabını alıp okumasaydım ben yazarı 1 kitapta bitirirdim. Bir yazarın karakterlerinin hepsi mi zeka özürlü olur arkadaş?
    Rita, tam bir historical efsanesi. Ne var ki ben bu kitabını da okumadım :D. Ateş Serisi ve Siyah Kadife'yi okudum.
    Hiçliğin Kıyısında, kendi türüne göre güzeldi ama öyle hüzünleneceğim bir şeyini göremedim.
    Jojo'yu bir gün okumayı gerçekten istiyorum. Senden Önce Ben, fazla ilgimi çekmese de kitap olarak, filmine Jenna Coleman için gitmeyi düşünüyorum. Kendisini cidden çok severim <3 <3 <3
    Diğer kitaplar (Şeker Portakalı hariç) okumayı düşünmediklerim. Çünkü young adult ve new adult tarzı kitapları sevmedim ben. Bana fazla saçma geliyorlar. Örneğin distopik dünyayı kurtaran 15-16 yaşında bir kız? Oldu canım. Ayrıca bu türde bütün kahramanlar mutlaka travma yaşamış oluyorlar. Yani bu örneklerim 25'ini geçen bir karaktere daha çok gider bence, daha gerçekçi geliyor bana.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Rita'nın bu kitabını kesinlikle ama kesinlikle okumalısın! Ateş Serisi ve Siyah Kadife'yi ben de okudum ve çok beğendim ama Tatlı Tuzak çok ayrı kulvarda benim içinnn :) Distopya türünün geneli söylediğin gibi ama ben okumayı çok seviyorum. Kişiden kişiye değişiyor. Kızıl Yükseliş serisi inan çok gerçekçi ve 15-16 yaşında karakterler barındırmıyor. Bir farklılık yapıp okumanı öneriririm kesinlikle :)

      Sil
    2. Sanırım Rita'nın kitabı kalacak şimdilik çünkü okuma listemde baya kitap duruyor. Ben distopyayı yetişkin karakterler olduğu zaman seviyorum. Kızıl Yükseliş çok duydum, çok met edildi. Ama kitapta 16 yaşındaki erkek karakterimizin karısı var kısmını okuyunca oradan kaybetti beni açıkçası.

      Sil
    3. Yanlız Darrow karakteri o kadar olgundu ki 16 yaşında olduğunu unutmuş durumdayım. Ama tam emin değilim. Daha büyük de olabilir. Açıkçası yaşına pek dikkat etmemiştim. Tabii okuyup okumamak sana kalmış :)

      Sil
    4. O zaman şimdilik bir değerlendirmeye alayım kitabı, okumaya karar verirsem başlamam yazı bulur anca :)

      Sil
  4. Son bir şey söylemek istiyorum. Bence blog dünyasında çok başarılısın canım. Kitap yorumların ve gezi yazılarını okumak beni mutlu ediyor ve rahatlatıyor. Ve bu yazını da çok beğendim :). Benim de aklımda blogum için 1-2 fikir var, umarım yakında gerçekleştirebileceğim.
    UMarım bizi böyle güzel yazılarla buluşturmaya devam edersin :) .

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. Beğenmene çok sevindim. Zaman buldukça önceliğimi buraya vererek aktif olmaya çalışıyorum :)

      Sil
  5. Şeker Portakalı'nı çok severim ben de. Kördüğümü de okudum ama pek sevememiştim ben. Güzel yazı ellerine sağlık canım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Şeker Portakalı'nı sevmeyen yoktur zaten :)

      Sil
  6. Seker portakalini cok begenmistim vaktiyle ve yakin zamanda tekrar okudum yine severek.. jojo moyes senden once ben okudugum tek kitabi cok guzeldi ama cok üzücuydu o yuzden digerlerini okumadim belki devam edebilirim.. serenad en guzel kitaplardan biriydi benim icin okumadiysan öneririm :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Serenad kitabi henuz okumadim ama hemen karaliycam ismini bir yere. Jojo Moyes'in Senden Once Ben kitabi haricinde çok ağır dram içeren ve üzücü olan kitabi var diyemem :) Senden Once Ben biraz istisna :)

      Sil
  7. Okuyan insanlar görünce çok mutlu oluyorum ben. Sakın okumayı bırakmayın.
    Şeker Portakalı'nı okuduğumda iki hafta ağlamıştım, gözlerim şişmişti. Bazı kitapların etkisinden kurtulamıyor insan...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şu an oyle hevesliyim ki insallah birakmam. Ben de öyleyim. Bir kitap beni çok etkilerse durup durup ağlarim.

      Sil
  8. Şeker portakali, Jojo moyes kitapları çok dramatik ben de aglamistim. .

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, ben de dram çok sevdigimden Jojo Moyes'in tum kitaplarini okuyorum :)

      Sil
  9. şeker portakalını okumuşun hepimiz kitaplar süper tez zaman da okumalar

    YanıtlaSil
  10. En son Çalıkuşu'nda ağladım. 11-12 yaşlarındaydım. Ay duygusuz muyum neyim Senden Önce Ben'de bile ağlamadım ya kız. :D
    Kızıl Yükseliş okuyorum şimdi dur bakalım onda neler olacak :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çalıkuşu'nda ben de fena ağlamıştım. Senden Önce Ben'de ağlamadıysan duygusuzsun kabul et bence :D Kızıl Yükseliş'in bazı sayfaları ağır dram yüklü bakalım seni duygulandırabilecek mi meraktayım :D

      Sil
  11. İlk fotoğrafta kızıl kraliçeyi görünce hemen onun yorumunu okumak için aşağı indim ama bulamadım :/
    Daha yeni bitirdim kitabı. Malum karakterin 180 derecelik dönüşünün verdiği o ihanet hissi hala böğrümde :((

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında Kızıl Kraliçe'de öyle ağladım diyemem. Bir sahnede gözlerim çok fena dolmuştu. Onu düşünerek fotoğrafa kattım ama sonra açıklama yapmaktan vazgeçtim. Okuduklarım bölümünde biraz aşağı inseydin görürdün hemen. Linki vereyim tabii ki :) http://ohyoulovemetoo.blogspot.com.tr/2016/01/kzl-kralice-victoria-aveyard-kitap.html
      Varsa kitapla ilgili tartışmak istediğin bir konu yorum bekliyorummm :)

      Sil
  12. Şeker Portakalı hep okumak istediğim ama bir türlü okuyamadığım kitaplarımdan :) Bu arada blogunu özlemişim, olmuş uğramayalı :(

    Gözde'nin Blog Günlüğü

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok tatlısın ya :) Uğramana sevindim. Şeker Portakalı'nda öyle ağladım ki tekrar okumaya çekiniyorum valla :D

      Sil
  13. İçlerinde benim de ağladıklarım var :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kitaplarla duygusal bir bağ kurmak iyidir :)

      Sil