6 Mayıs 2017

,

KCBT 32. Blog Turu | Caraval - Kitap Yorumu

Kitap Adı: Caraval
Orijinal Adı: Caraval
Yazar: Stephanie Garber
Sayfa Sayısı: 440
Yayınevi: Dex
Goodreads Puanı: 4.01/5
Benim Puanım: 3,5/5
Arka Sayfa;
Caraval’a hoş geldiniz! Burada duyduğunuz ya da gördüğünüz hiçbir şey gerçekle karşılaştırılamaz. Bu yalnızca bir oyun ya da gösteriden çok daha fazlası. Caraval, bu dünyada bulabileceğiniz, sihre en yakın şey. Çocukken Scarlett, büyükannesinin anlattığı Caraval’ın sihirli öykülerine inanırdı ama büyüdükçe,
o masalları ardında bıraktı. Yine de annesi kendisini ve kız kardeşi Tella’yı terkedip, onları zalim babasıyla bıraktığında, Caraval Ustası Legend’a mektuplar yazarak onu ve sanatkârlarını adalarına çağırdı ama bir türlü cevap alamadı. Ta ki yedi yıl sonra, düğün gününden çok kısa süre önce, Legend’dan bir davetiye alana kadar. Özgürlük. Seçenekler. Mucize. Sihir. Caraval’daki oyuna katılır ve tek dilek hakkını kazanabilirse belki de bunların hepsine sahip olabilirdi. Ama korkuyordu Stella. Caraval hayal mi, gerçek mi?
Caraval beni ufaktan hayal kırıklığına uğrattı. Aylarca yabancı bloggerlarda görüp yazarın ilk kitabı nasıl böyle patladı falan diye düşünüp kitabın gerçekten mükemmel olduğuna kafa yorarken elime geçtiği gibi hemen okumaya başladım. Arka yazısı, kapağının şıklığı ve mektupların ardından ilk bölümle harika bir başlangıç yaptı. Babasının Scarlett ve kız kardeşine böyle davranıyor olması en dikkat çekici kısımlardan biriydi. Fakat tabii ki henüz böyle bir kurguyu hiç okumadığım için fantastik kısmının sihirli bir oyun üzerine kurulu olması beni en çok heyecanlandıran kısımdı. Öncelikle ilk elli sayfaya varmadan yazım tarzında olay gidişatına dair bazı kısımlar beni kitaptan soyutladı. İlk seferinde Tella'nın ortadan kaybolması çok hızlı ve kaybolma nedeni de çok güçlü, gerekli bir şeye dayanmıyordu. Daha dolambaçlı, daha heyecanlı bir şekilde yazarın bunu belirtmesini beklerdim çünkü Tella'nın kaybolması kitabın tamamını kapsıyor. Yarıya gelmemle birlikte hala Caraval'ı tam anlamıyla kavrayamadım. Nasıl bir oyun, niye bu kadar tehlikeli olduğu detaylıca satırlara dökülmüyor diye düşünüp durdum. Açıkçası ben kitabın sonuna kadar o bahsedilen büyülü dünya tufanına bir türlü kendimi kaptıramadım.
Hep bir şeyler eksik ve detaya inilip okuyucuya hayal kurma şansı verilmediği için Caraval olayı gözümde yavan gelmeye başladı. Aşkın daha ağır bastığını açık gönüllükle söyleyebiliriz. Fakat genel kurgusu dışında yazarın kaleminde karakterleri ifade edişini çok beğendim. Scarlett her zaman kendinden emin çizgisinden ayrılmadı. Julian'ın da gözüme batacak hiçbir yanı yoktu, ikisinin maceralarını keyifle okudum. Kitap ilerledikçe bir iki kere beni çok güzel şok etti. O kısımlar için yazarı tebrik ediyorum. Tabii bu bahsettiğim bölümler yavaştan Legend'ın kendini göstermesiyle oluştu. Kitabın eksiklerinde gözüme batanlar yine oldu. Kızların babası niye bu kadar gaddardı, anneleri ölmeden önce de bu kadar gaddar mıydı buna hiç değinilmiyor. Ayrıca ilk satırdan beni etkilen en güçlü şeylerden biri tarihi fantastik havasıydı. Fakat bu eski tarihe kurgu olmasına rağmen gereğince anlatımla hiç değinilmiyor.
Nasıl bir yöntemin mevcut olduğuna dair de detaylı bir cevap alamadım. Sonları kesinlikle tatmin ediciydi. Caraval'ın Scarlett ve kız kardeşini niye içine sürüklediği açıklayıcı bir dille satırlara döküldü. Fakat tüm bunlar kitap boyunca içimi yiyip duran, heyecan ve merak duygumun elimden alınması kadar bana sürükleyici gelmeyen anlatımın üzerini kapayamadı. Serinin sıradaki kitabını kesin okurum ama içimde aman aman bir heyecan olduğu da söylenemez. Kitaptaki bana gelen eksikleri silmem için tek bir şey gerekliydi. O da bu süslü sihirli havasında kaybolup sürüklenmemi sağlamasıydı. İşte tam bu bahsettiğim kısma bir türlü kapılamadım. Fantastik türünde çok fazla kitap okuduğum için yazarların kalemini de bir o kadar deneyimlemekle birlikte seçici olmaya başlıyor insan. O nedenle bana sade gelen bu kitap sizin beğeninizi kazanabilir. Keyifli okumalar dilerim..

0 yorum:

Yorum Gönder